in

Denge, Sabır, Konsantrasyon: Fatma Zehra Köse

  Eskrime başlama hikayesi nasıl oldu? Eskrim sporunun kendisine kattığı neler var? Bu sporun en zor yanları neler? 23 Yaş Altı Avrupa Eskrim Şampiyonası’nda kazandığı altın madalyanın öyküsü nasıl yazıldı? Gelecekteki hedefleri ve hayali nedir? Pandemi dönemi kendisi üzerinde nasıl bir etki bıraktı? Tüm bu soruların cevaplarını başarılı milli eskrimci Fatma Zehra Köse ile konuştuk! Keyifli okumalar!

1) Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Fatma Zehra Köse kimdir, bunu bir de sizin ağzınızdan duymak isteriz.

  Ben teşekkür ederim. Ben milli bir eskrimciyim. Ülkemi yurt dışında temsil etmeye, bayrağımızı dalgalandırmaya çalışıyorum. Sporu ve sporcu olmayı çok seviyorum, bu tempoda yaşamayı çok seviyorum. Neredeyse tüm ailem müziğin içinde olduğu için müzikle çok ilgiliyim. Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi de çok seviyorum. Çok kısaca kendimi böyle anlatabilirim galiba.

2) Eskrime başlama hikayeniz nasıl oldu?

  Annem ve babam müzik öğretmeni.  Dediğim gibi benim de her zaman müziğe bir ilgim ve yatkınlığım olmuştur. Teyzem ise ben küçükken konservatuarda opera ve bale okuyordu. Teyzem o dönem, sahne sanatlarındaki ritim için eskrim dersleri alıyordu. Bir gün beni de çağırdı ve denemek ister misin diye sordu. İlginç geldi tabii, başladım. 10 yaşımdaydım, heyecanlandım, sporu da baya sevdim. Bu şekilde yolculuk başladı.

3) Eskrimi bize 3 kelimeyle özetler misiniz?

  Denge, sabır, konsantrasyon.

4) Bu spor size neler kattı ve bu sporun zorluklarından bahsedecek olursak bunlar nelerdir?

  Sporcu olmayı ve sporcu yaşamı sürdürmeyi çok seviyorum demiştim o yüzden fiziksel şartlar, antrenmanlar gibi şeylerle hiçbir sorunum yok. Profesyonel sporcu olmanın en büyük zorluğu bence ailenizle aranıza giren zaman ve mesafeler. Onun dışında çocukluktan itibaren yoğun çalışmayı, başarıyı başarısızlığı hazmetmeyi öğreniyorsunuz. Eskrim bana sabırlı ve dengeli bir insan olmayı öğretti. Dikkat dağınıklığı yaşayan bir çocuktum, eskrimle birlikte bu özelliğimi iyileştirdim.

5) Bu spor branşında karşılaşılan en büyük sakatlıklar nelerdir?

  Riski yüksek olan potansiyel bölge bacaklar. İleri hamleler, geri adımlama gibi hareketlerimizde özellikle iç bacak ve kasık sakatlıkları yaşama durumu olabiliyor. Bilekler de çok önemli tabi.

6) Eskrim sporuyla ilgilenmek isteyen fakat maddi durumu iyi olmayan genç arkadaşlara önerileriniz nelerdir? Devletimizin bu konuda yardımları, burs vs. gibi konular hakkında bilgi verebilir misiniz?

   Eskrim, malzemeleri çok pahalı olan bir spor. Son 10 yılda Gençlik ve Spor Bakanlığımızın desteği ve  Türkiye Eskrim Federasyonunun yoğun çalışmaları sonucu Türkiye’nin birçok ilinde eskrim çalışmaları  başladı ve aktif halde devam ediyor. Genç arkadaşlarıma ve velilerine tavsiyem, illerinin spor müdürlüklerine başvursunlar. İlk başta salonda devletin ve federasyonumuzun tedarik ettiği malzemelerle başlayabilirler.

7) Biraz geçmişe gidecek olursak, 23 Yaş Altı Avrupa Eskrim Şampiyona’sında Türk eskrim tarihinin 97 yıllık tarihinde Kadın Kılıç Milli Takımı’nın ilk altın madalyasını kazanan ekipte yer aldınız. Bize biraz bu şampiyonanın arka planından bahseder misiniz?

  Tam anlamıyla takım bütünleşmesinin %100 derecede sağlandığı ve sonucunu altın madalya olarak aldığımız bir şampiyonaydı. Çok özel duygular ve koşullar bir araya geldi orada. Daha önce yapılmayanı yaptık. İnanılmaz puanlardan geri dönüşler yaşadık. Ekol dediğimiz, dev dediğimiz, eskrimin beşiği dediğimiz ülkeleri peş peşe yendik. Hem kendimize hem gelecek nesillere güzel bir miras ve hedef oluşturduk o şampiyonada.

8) Gelecekteki hedefleriniz nelerdir ve hayalini kurduğunuz en büyük şey nedir?

  Olimpik branşta yarışan bir sporcunun en büyük hedefi her zaman olimpiyat madalyasıdır. Ana hedeflerimden biri 2024’te Paris’te yapılacak olimpiyat oyunları. Hayalini kurduğum şey ise içinde olimpiyat madalyasını da içinde barındırıyor. Hem sportif hem sosyal alanda örnek bir insan olmak istiyorum. Hayalim sağlıklı, başarılı, insanları iyi ve güzel işler yapmaya yönlendiren bir insan olabilmek.

9) Müzikle de ilgili olduğunuzu biliyoruz. Müziğe olan ilginiz de eskrimdeki gibi çocukluk yıllarınıza mı dayanıyor?

  Kendimi bildim bileli şarkılar türküler söylüyorum ben. Ailemizde müziğin hep önemli bir yeri oldu. Babamla çalıp söylerdik, hala çalıp söylüyoruz. İnternette videolarımız var. Kendim de bazen canım sıkıldığında müzik videoları çekip paylaşıyorum. Hem mutlu oluyorum hem rahatlıyorum.

10) Pandemi dönemi bir sporcu olarak sizin üzerinde nasıl bir etki bıraktı? Bu süreçten nasıl etkilendiniz?

  Fiziksel olarak bir birim etkilendiysek psikolojik olarak iki üç birim etkilendik. Rutinlerimiz, sıkı tempo, yoğun çalışma, müsabaka atmosferi… Hiçbir şey kalmadı ortada. Bu çok zor bir durum. Salonların açılmasıyla toparladık tabi ama ilk 2-3 ay gerçekten zorlayıcıydı.

avatar

Yazar Taha Çalışkan

hukuk, siyaset, tarih ve spor

blank

Sanat Güneşi ve “Son Gece”

blank

Üçüncü Sınıf Yazar