in

Bill & Melinda Gates Foundation: Nedir? Ne İş Yapar?

 Hepimiz, yüzeysel veya derinlemesine, Microsoft ve onun artık efsaneleşmiş kurucusu Bill Gates hakkında bilgiye sahibiz. Fakat Microsoft haricinde Bill Gates’in eşi Melinda Gates ile birlikte yönettiği ve dünyanın en büyük vakfı olarak anılan “Bill &Melinda Gates” vakfı ile ilgili bilgimiz sadece yüzeysel. Vakfın esas misyonunu “Hükümetlerin çözmeye parasının yetmediği ve özel sektörün çözmek için motivasyonunun olmadığı problemleri çözmeye çalışmak.” olarak tanımlıyor Bill Gates. Eğitim, sağlık ve enerji alanlarını temel alarak sayısız projeye imza atan bu vakıf dünyayı çok daha yaşanılabilir bir yer haline getiriyor.

  2000 senesinde “William H. Gates Foundation” adıyla kurulan vakıf, zaman içerisinde ikili yönetim yapısı ve Melinda Gates’in vakfı şekillendirici tutumu nedeniyle “Bill &Melinda Gates Foundation” adını benimsiyor. Son 20 sene içerisinde çeşitli projelere 53.8 milyar dolar para harcayan vakıf bu meblağın hemen hemen yarısını “Küresel Gelişim” kategorisi altında çeşitli ekonomik kalkınma ve eğitim programlarına yatırmış. Toplam sermayenin %30 kadarını “Küresel Sağlık” temelli projelere ve gelişim programlarına bağışlamış. Bu sermayenin çok büyük bir kısmını küresel projelere yatırmış olması vakfın “Küresel Kalkınma” vizyonunu destekler nitelikte. Bu noktada 2010 senesinde başarılı yatırımcı Warren Buffet ve Bill Gates önderliğinde hayata geçirilen “The Giving Pledge” isimli kampanyaya da değinmek istiyorum. Milyarderleri, kişisel zenginliklerinin çoğunu hayır işlerine yatırmaya teşvik eden bu kampanyaya Mark Zuckerberg, Elon Musk ve Ray Dalio gibi ilham verici isimler destek veriyor. Peki, Bill &Melinda Gates’in bugüne kadar hayır işleri için itici güç konumunda bulunan vakfı hangi alanlarda çalışıyor ve nasıl sonuçlar alıyor?

Küresel Sağlık

  Vakfın kurulduğu andan itibaren en yoğun çalıştığı, en çok para yatırdığı ve en verimli sonuçlar aldığı alan küresel sağlık. Dar gelirli ülkelerde çok ciddi gerilemelere yol açan sağlık problemlerinin, ekonomik gelişmişliği daha yüksek ülkelerde kolaylıkla çözülebileceğini fark eden Gates çifti bu konuda ne yapabileceklerini detaylı araştırdıktan sonra esas problemin ülkelerdeki aşı bilinci ve aşı uygulama metotlarındaki geri kalmışlıklar olduğunu görüyor. Bu problemin çözümü için; UNICEF, Dünya Bankası ve Dünya Sağlık Örgütü gibi küresel organizasyonların da desteğini alarak, “Gavi” isimli bir yapılanmayı hayata geçiriyorlar. Gavi, geri kalmış ülkelerdeki aşı ağını geliştirmeyi temel alarak çocuk ölümlerini azaltmayı ve bu yolla ekonomik gelişmeyi desteklemeyi amaçlayan bir kuruluş. Bugüne kadar dünyanın en fakir ülkelerindeki 760 milyon çocuğun aşılanmasını destekleyerek 13 milyondan fazla çocuğun hayatını kaybetmesini engellemiştir. Küresel sağlık alanının vakfın odaklandığı temel alan olacağını söyleyen Bill Gates: “Bu iş gelecek için çok önemli; küresel ısınma, insanları ölümcül hastalıklara yatkın hale getirecek.” diyerek konunun önemini vurguluyor.

Eğitim

 Amerika özelinde çalışmalarını eğitim alanına odaklayan Bill &Melinda Gates Vakfı diğer bütün çalışma alanlarından daha çok zorlandığını açıklıyor. Durumun ciddiyetini: “20 sene öncesinde sorsanız, eğitim çalışmalarımızın vakfın en başarılı ve en verimli çalışma alanı olacağını rahatlıkla söylerdik. Fakat zaman içerisinde gördük ki 760 milyon çocuğa aşı ulaştırmak Amerikan eğitim sistemini geliştirmeye çalışmaktan daha kolay.” sözleriyle  açıklayan çift, daha olumlu sonuçlar almadan pes etmeyeceklerini belirtiyor. Zorlandıkları en temel konunun, eğitim uzmanları arasında hangi metodun başarılı sonuç verdiğiyle ilgili fikir birliğine ulaşılamadığı olduğunu söylüyorlar. Bütün bu zorluklara rağmen, kısıtlı olanaklara sahip 20.000’in üzerinde öğrenciye Gates Millenium Scholars programı aracılığıyla eğitim hayatları boyunca destek olmak üzere burs veren vakıf aynı zamanda yaklaşık 420 okula 240 milyon dolar bağışlayarak müfredatlarının öğrenci ve öğretmenlere daha uygun hale getirilmesini sağlamıştır. Destek verilen bu okullarının mezuniyet oranları 2000 senesinde kıyasla %45 oranında artış göstermiş. Son 20 senede gerçekleştirdikleri küresel projelerle dünyanın en temel problemlerine oldukça etkili çözümler getiren Bill&Melinda Gates Foundation, önümüzdeki 20 yıl içerisinde İklim Değişikliği ve Cinsiyet Eşitliği üzerine odaklanacaklarını müjdeliyor.

 

İklim Değişikliği

  Küresel sağlık çalışmaları için 3.Dünya ülkelerine yaptığı gezilerde elektrik ağının ne kadar zayıf olduğuna dikkat eden Bill Gates, ekonomik ve sosyo-kültürel gelişimin önemli bir parçası olan enerjiye erişimin gerekliliğine odaklanıyor. Bu problemi çözüm bulmaya çalışırken sorunun cevabının sadece enerji ağı olmadığını, dünyanın daha bütüncül ve sürdürülebilir bir çözüme ihtiyaç duyduğunu fark ediyor. Şu an, 860 milyon insanın elektriğe ulaşımı oldukça sınırlı. Bunlardan 600 milyonu Sahra-Altı Afrika’da yaşıyor. Elektriğe ulaşımın modern yaşantının temel gerekliliklerinden biri olduğunu belirten Bill Gates; dünyanın daha zengin, daha sağlıklı ve daha eşitlikçi bir yer olması için herkesin sürdürülebilir elektriğe ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Bunu sağlarken de iklim değişikliğini pozitif yönde etkileyecek adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Vakıf olarak, Paris Antlaşması’nın önemini benimsediklerini ve 2050 yılına kadar karbon emisyonunun sıfıra düşürülmesi için ellerinden geleni yapacaklarını ekliyor. Bugüne kadar dünyanın karşılaştığı en büyük problemin iklim değişikliği olduğunu ve bu sorunu çözmek için menfaatler gözetilmeksizin, küresel koordinasyonun sağlanması için çalışmalara başladığını vurguluyor Bill Gates.

Cinsiyet Eşitliği

  Kadınlar üzerine gerçekleştirilen Pekin Dünya Konferansı’ndan ilhamla cinsiyet eşitliğinin küresel kalkınma adına önemine dikkat çeken Melinda Gates, önümüzdeki yirmi yılda vakfın fırsat eşitliği üzerine daha fazla yoğunlaşacağını belirtiyor. Gelişmekte olan ülkelerde fırsat eşitliğinin yarattığı fark ciddi boyutlarda. Sahra-Altı Afrika ülkelerinde ortalama bir kız çocuğu, bir erkeğe oranla iki yıl daha az eğitim alabiliyor. Beş genç kızdan biri 18 yaşından önce evleniyor. Kadınların yönetici pozisyonlarındaki orana göz atıldığında; %39 ile başı çeken Latin Amerika ülkelerini %37 ile Avrupa ve Kuzey Amerika takip ediyor. Tablonun alt sütunlarına dikkat ettiğimizde Kuzey Afrika ve Güney Asya ülkeleri %12’lik oranla dikkat çekiyor. Yüksek gelirli ülkeler değerlendirildiğinde; aynı yaşta bir erkek çalışan, kadın çalışana göre %70 oranla daha fazla yönetimde söz sahibi oluyor. Bütün bu veriler göz önüne alındığında cinsiyet eşitliği üzerine çalışmalar önümüzdeki 20 sene içerisinde çok daha büyük yankı uyandırması bekleniyor. “Eşitlik daha fazla bekleyemez.” diyen Melinda Gates, bu alandaki çalışmaların radikal bir şekilde hızlandırılacağını müjdeliyor.

avatar

Yazar Doğancan Koyuncu

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü

blank

Harry Potter’da Duymadıklarınız

blank

Pandeminin Yükselen Trendi: Freelance