in

Kentsel Dönüşüm İle Gelen Zehir

  Asbest (amyant), beyaz toprak olarak da bilinen, tabiatta doğal olarak bulunan, ısıya, aşınmaya, kimyasal maddelere oldukça dayanıklı, yapısal özellikleri açısından esnek ve lifsi (iğsi) yapısı sayesinde mükemmel bir yalıtım yeteneğine sahip olan bir mineral grubuna verilen ortak isimdir. Saydığımız özellikleri sayesinde asbest endüstride yaklaşık 3.000 iş kolunda yaygın kullanım alanı bulmuştur. Doğada başlıca kaynağı taş küre üzerindeki mineral topluluklarının oluşturduğu kayaçlardır. Bu kayaç topluluklarının doğal süreçler ya da insan eliyle olan süreçler nedeniyle bozulmasıyla asbest lifleri çevreye yayılır. Asbestin mineralojik türlerinden biri olan amfibolün yapısındaki mineraller ve fiziksel özelliği nedeniyle hastalık yapıcı etkisi fazladır.

 Son yüz yılda asbest ile insan arasında yoğun bir temas yaşanmıştır. Asbestin zararları öğrenildikten sonra zaman içinde dünya genelinde yasal düzenlemeler ve cezai yaptırımlarla asbest kullanımı yasaklanmıştır. Ancak ticari kaygı ve asbestin sahip olduğu özelliklerde alternatif bir ürün bulunamadığından uzun yıllar boyu kullanımı devam etmiş ve maruziyet boyutu giderek artmış asbest kaynaklı meslek hastalıkları ortaya çıkmıştır. Round Atelektazi, Asbestozis, Mezotelyoma ve Akciğer Kanseri asbeste bağlı seyreden hastalıklardan sadece birkaçıdır. Ne yazık ki günümüzde asbest ile ilişkili hastalıklarda kür sağlayan bir tedavi yaklaşımı yoktur. Bu nedenle çevresel ve mesleksel maruziyetlerin azaltılması birincil yaklaşım olmalıdır.

 Ülkemizde asbest üretimi ve kullanımı 2010 yılında tamamen yasaklanmıştır fakat 1.000.000 civarında asbest temaslı kişi yaşadığı ve yaklaşık 90.000 kişinin temasının devam ettiği görülüyor. Günümüzde maruziyet riskinin en fazla olduğu iki alan, gemi sökümü ve kentsel dönüşüm kapsamında eski binaların tadilatı ve yıkımıdır. Kentsel dönüşüm sürecinde yıkımlar ve yıkım sonrası ortaya çıkan kalıntıların kaldırılması/depolanması alanlarını içeren süreç büyük riskler taşımaktadır. Peki kentsel dönüşümde en fazla asbest maruziyeti hangi aşamalarda olur? Yıkım sırasında asbest ihtiva eden yapıların kesilmesi, delinmesi, zımparalanması gibi mekanik eylemlerin yapıldığı işler; yine aynı şekilde asbest ihtiva eden malzemelerin sökülmesi, yer değişimi, taşınımı ve çıkarılması; tozun etrafa en çok yayıldığı iş makinesi ile duvar yıkımı, moloz ve atıkların temizlenmesi aşamaları sayılabilir.

  Asbestli bina yıkımı süreci çalışanların sağlığını tehdit etmekle kalmayıp, liflerin yayıldığı yakın çevrede yaşayanlar için de risk oluşturmaktadır. Bu nedenle yıkım süresince uzman gözetiminin gerekliliğinin kavranmasının yanında liflerin çevreye yayılımı da engellenmelidir. Asbest bulunan binalar belirlendikten sonra mümkün olduğu kadar asbest içeriği temizlenmeli, çıkarılan asbest özel ambalajlarda taşınmalı ve özel hafriyat alanlarına döküldükten sonra olası yayılımı engellemek için bina uygun biçimde ıslatılarak yıkım gerçekleştirilmelidir. Tabii ki bu süreç zarfında çalışanlara uygun kıyafet ve maske temin edilmeli, havalandırma ve negatif basınç gibi koruyucu önlemlere dikkat edilmelidir.

Kaynakça

Toraks
Sağlığım.gov.tr
Research Gate
Liv Hospital
avatar

Yazar İde Taneri

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi

blank

Dünyada neler oluyor?

blank

21. Yüzyıl Feodalitesi