in

Kişisel Gerçekliğin Sınırları: Filtre Balonu

İdeal olarak internetten fikir paylaşımlarıyla demokrasiyi güçlendirmesini, çeşitliliği artırmasını, bizi dünyanın öbür ucundaki kişilerin farkına vardırmasını bekledik. Geleneksel medyanın koruyucuları olan editörleri dijital ortamda aradan çıkarınca artık her habere, her düşünceye istediğimiz an kendi seçimimizle ulaşabileceğimizi düşündük. Fakat şu an sahip olduğumuz sanal gerçek bunun çok dışında. Aslında Eli Pariser’in ‘Filtre Balonu’ olarak adlandırdığı ‘’öz-seçimli enformasyon hapishanelerinin (Van Dijk, 2016 alıntılayan Binark, 2017)’’ içinde yaşıyoruz. Peki nedir bu Filtre Balonu?

Filtre Balonu, internette gezindiğimiz süre boyunca yaptığımız tıklamaların algoritma tarafından kaydedilmesi ve bir sonraki dijital gezintimizde önümüze çıkacak olan içeriğin önceki tıklamalarımızın kapsamı aracılığıyla belirlenmesiyle oluşur. Algoritma kişilerin bulundukları coğrafya, kişisel ilgi alanları, siyasi eğilimlerine göre profillerini çıkararak herkese bireysel ilgi alanınca kabul gören kişiselleştirilmiş internet sunar. Böylelikle kişi kendi görüşünün evrensel ve herkes tarafından kabul edilen görüş olduğunu düşünür. Halbuki sadece filtre balonunun içinde algoritmanın ona sunduğu ‘filtrelenmiş’ içeriklerle baş başadır.

GÖRSEL: MATTHEW SYED CONSULTING

Azınlık fikirlerinin duyulmadığı, sosyal söylemin çeşitliliğinin kaybolduğu algoritmanın yarattığı dijital medya ortamında demokrasi tehlike altındadır. Önlem alınmadığı sürece gruplaşma ve kutuplaşmanın hat safhada olduğu internette netizenler sanal alanın özel ilgi gruplarına bölünmesiyle her geçen gün atomize hale geliyor. Siber Balkanizasyon olarak adlandırılan bu süreç nedeniyle online düşünce piyasaları (Facebook, Twitter, Instagram, Youtube,.. )bize ne görmemiz gerektiğini değil ne görmek istediğimizi sunuyor. Ticari kaygılarla bireyleri online tutmak için tasarlanmış algoritmaların geleneksel medya editörlerinin sahip olduğu gazeteci etiğine sahip olmaması da içeriklerin tehlikeli ölçüde ekstremleşebileceğinin ve demokrasiye zarar verebileceğinin bir göstergesi.

Tüm bu Siber Balkanizasyona rağmen demokrasiyi korumak ve kişisel filtre balonumuza dışarıdan fikir sızmasını sağlayabilecek delikler açmak mümkün. Bunun için ilk olarak kişisel düşüncelerimizi yansıtan bir alanın içinde olduğumuzun farkında olmalıyız. Bu farkındalık eleştirel düşünme ve bakış açısı sağlayacağı için bir önlem olarak görülebilir. Ayriyeten algoritma karşıtı FlipFeed, Escape Your Bubble gibi chrome uzantıları kullanmak kişiyi demokrasiye sığındırabilir.

İnsanların robotlar tarafından kontrol edildiği gelecekteyiz. Algoritma robotları dünyanın sınırları sandığımız bir balona bizi tıkamış durumda. Fakat bu balon sadece farkında olmazsak negatif bir etkiye yol açabilir.

Kaynakça: 

Ferruh Mutlu Binark – ALGORİTMALARIN YARATTIĞI YANKI ODALARINDA SİYASAL KATILIMIN OLANAK/SIZLI/ĞI: “OLMAK YA DA OLMAMAK İŞTE BÜTÜN MESELE BU MU?…”

KAPAK GÖRSELİ: FOUND
avatar

Yazar Ayşe Nur Akyüz

Marmara Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

blank

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Bize Ne Anlatıyor?

blank

Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Yeni Bir Trend: Tamir Etme Hakkı