in

Altın Eldiven

  Merhaba The Vox Populis okuyucuları! Bu yazımda sizlere Fritz Honka ismindeki bir seri katilin hikayesinin anlatıldığı Altın Eldiven filminden bahsetmek istiyorum. 2019 yılında vizyona giren “Altın Eldiven”, Fatih Akın imzası taşıyor. Sinematografisi, senaryosu ve çarpıcılığıyla sizi mest eden film, yer yer mide bulandırıcı ve çoğunlukla rahatsız edici görsellere de sahip. Tüm bu olumsuz gibi görünen fakat filmin gerektirdiklerini hakkıyla yerine getiren ögeleri bir kenara bıraktıktan sonra filmin iyi işlenmiş bir üçüncü şahıs anlatımıyla ortaya konduğunu söyleyebiliriz.

  Akın, Filmde savaşın ardından psikolojik olarak çökmüş bir toplum ve her şeylerini kaybederek dibe vurmuş insanları arka planda gösterirken çirkinliği, iktidarsızlığı ve dışlanmayı da ana karakter Fritz Honka üzerinden bizlere aktarıyor. Gündüzleri işinde gücünde normal bir insan olan Fritz, geceleri ise kazandığı parayı içkiye yatırmaktadır. Çirkinliği hasebiyle güzel bir kadınla birlikte olamayan Fritz Honka çareyi barlarda en dibe vurmuş yaşlı kadınlara içki ısmarlayıp onları ayartmakta bulur.

  Geneli itibari ile Fatih Akın filmlerinde bireylerin çok büyük değişimler yaşamadığını görürüz. Altın Eldiven filminde de bir kaza sonrası insanlara olan güveni yavaş yavaş tekrar ayyuka çıkan Fritz Honka, bir noktadan sonra tekrar ilk haline dönerek gerçek ve büyük bir değişimin aslında mümkün olmadığını bizlere gösterir.

  Günümüzün en büyük problemleri arasında sayılan mülteci sorunlarına da değinen Akın, filminde bu konuyu Almanya’daki Yunan mülteciler üzerinden ele almaktadır. Fritz’in filmin başından sonuna kadar Yunan mültecilere kokuyor demesi ve onları çeşitli hakaretlerle aşağılamasından sonra onların aslında Fritz’in anlattığının tam tersi hayatlar yaşadığının bizlere gösterilmesi Akın’ın Almanya’daki faşist gruplara karşı olan tavrını bizlere yansıtmaktadır.

  Duvara Karşı, Yaşamın Kıyısında ve Paramparça gibi filmlerin yönetmenliğini üstlenen Fatih Akın, Altın Eldiven filminde kendi filmografisinin dışına çıkarak “Farklı” olarak nitelendirilebilecek bir şey deniyor.

  Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı adaylığı bulunan film bunun yanı sıra Alman Film Ödülleri ve SİYAD Türkiye Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri gibi festivallerden de toplamda üç ödül ve altı adaylık ile ayrılmıştır.

  Şahsi olarak söylemem gerekir ki; ben bu filmi izlerken rahatsız oldum, gerildim ama hayran kaldım. Oyunculukları, senaryosu ve görüntüleriyle birlikte her şey tek kelimeyle harika! Senaryodaki rahatsız ediciliği yansıtan muhteşem oyunculuklar, bu oyunculukları destekleyen kadrajlar, kullanılan müzikler… Özetle Altın Eldiven filmi rahatsız edici derecede iyi bir film. Sizler de filmi izledikten sonra bana görüşlerinizi belirtirseniz çok sevinirim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın.

avatar

Yazar Ali İhsan Cihan

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde Sosyoloji öğrenciliği yaparken bu yıllarımı sinema, edebiyat ve müzik üzerine inşa edip bu konular hakkında fikir beyan ediyorum.

blank

Ponzi Sistemi (Saadet Zinciri)

blank

Warner Kardeşler “WARNER BROS”