blank
in

İnsan Olmanın Tedavisi: Yaşam Kürü

  Bu zamana kadar çizgi filmler ve sushi dışında “yılan balıkları” ile çok ilişkim olmadı. Sizlerin de bu balıklar hakkında çok düşündüğünüzü sanmıyorum. Ancak “A Cure for Wellness” izledikten sonra bu balıklar gece rüyama bile girdi diyebilirim. Türkçeye “Yaşam Kürü” olarak çevrilen bu film, 1929 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Thomas Mann’ın “Büyülü Dağ” adlı romanından esinlenilmiş. Filmin yönetmenliğini ise “Halka” filmi ile tanınmış Gore Verbinski üstleniyor. 2017 çıkışlı A Cure for Wellness, daha öncelerde bildiğimiz korku ve gerilim sektörüne yeni solukları getirmeye başlayan filmlerden biri olarak da yorumlandırılabilir. 145 dakikalık bu gotik gerilim filminin müziklerini ise seveceğinize şimdiden adım gibi eminim.


  Filmde bir Amerikan şirketinin CEO’su olan Pembroke, İsviçre Alplerinde yer alan “suları” şifalı kaplıca benzeri tedavi merkezine gider ve gittikten sonra da dönmeye pek niyetli olmadığını belli eder. Pembroke’un tedavi merkezinde olduğu sıralarda şirket değer kaybetmeye başlar ve bu durum karşısında şirketin çalışanlarından Lockhart onu geri getirmek şartıyla terfi edilir. Tedavi merkezine ulaşan Lockhart, Pembroke’u oradan getirmenin kolay olmayacağını anlar ve oteline doğru yola çıkarken bir araba kazası geçirir. Uyandığında kendini, bacağı alçılı halde tedavi merkezinde yatarken bulur. Lockhart’tan sorumlu doktor, onu da tedavi merkezinde kalması ve tedavisini tamamlaması için gerekli evrakları imzalatınca Lockhart, bu süreçte de Pembroke’u New York’a götürmek için planlar kurar. Bu sırada ilginç bir genç kızla, Hannah ile tanışır. Hannah ile tanışmasıyla burada, bu tedavi merkezinde bazı çok tuhaf, hatta ürkütücü durumların olduğunun farkına varır. Kliniğin kurulduğu yerin hikayesi de onun bu düşüncesini destekleyecek nitelikle olunca Lockhart, tedavi merkezini gizlice geze geze araştırmaya başlar. Kısa süre sonra mucizevi tedavilerin aslında göründüğü gibi olmadığının farkına varır ve tedavi merkezinin korkunç sırlarını çözdüğünde akıl sağlığı sınanır, kendisi de orada bulunan tüm misafirler gibi tedavi özlemi içinde tutan tuhaf hastalıkla başa çıkmaya çalışır.

  Her sahnesinde bir romanın içindeymişçesine hisler uyandıran bu filmde ayrıca yılan figürleri oldukça fazla karşımıza çıkıyor. Peki bu “yılanlar” ne anlama geliyor? Filmde tedavi merkezinin kapısında, farklı detaylarında birbirine dolanmış iki yılan simgesinin bulunma sebebi, yılanın tıp sembolü olmasıdır. Yılan, ölümsüzlüğü temsil eder. Gılgamış Destanı’nda yılan, insandan ölümsüzlük otunu çalar. Filmde de tedavi merkezinin müdürü Heinrich Volmer, ölümsüzlüğe deniz yılanları sayesinde ulaşır.

 

  Volmer ve ekibi, “insanlık hastalığının” tedavisini yılan balıkları ve masum insanların akıl almaz etkileşiminden elde edilen bu kür ile sağlar.  Eğer gerçekten insanlık hastalığının tedavisi buysa ben memnuniyetle hastalığı almaya hazırım, teşekkürler!

avatar

Yazar Eylül Dedeoğlu

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi•Endüstri Mühendisliği

blank

Özgürlük-Güvenlik İlişkisi

blank

İhtiyaç Fazlası