in

Türkiye’nin Demografik Resmi: “Bir Başkadır”

 Pandemi süreci hepimizin hayatında pek çok değişime sebep oldu. Her geçen gün biraz daha dijitalleşen dünyada bilgisayarların, telefonların veyahut televizyonların arkasında tüketim unsuru haline getirilmiş sanat eserlerini büyük bir hızla tüketen insanların, bu tüketimi platformlar aracılığıyla da oransal olarak iki hatta üç katına çıkardığını söylemek yanlış olmayacaktır. Fakat bu yazının esas noktası ne dijital tüketim kültürünün kapitalist dünya düzeniyle bir arada oluşu ne de sadece tüketilmesi için üretilen eserlerin sıradanlığı ve tekdüzeliğidir. Bu yazının amacı siz sevgili The Vox Populis okuyucularına Netflix’in bugün yayımladığı ve Berkun Oya imzası taşıyan “Bir Başkadır” isimli diziyi tanıtmak, sizleri de bu diziyle buluşturmaktır. Bu noktadan sonra eser miktarda spoiler bulunabilir, şimdiden keyifli okumalar dilerim.

 Dijital platformlar için harika bir pazar olan Türkiye, pek çok platformda dizi veyahut film üretimi konusunda tercih edildi. Önce dijital platformlarda neler izledik bunları hatırlayalım; Şahsiyet (Haluk Bilginer bu dizideki “Agah Beyoğlu” karakteriyle Uluslararası Emmy Ödülü kazandı), Masum, Hakan: Muhafız, Atiye, Yarına Tek Bilet, Yarım Kalan Aşklar, Bozkır, …, vs. Liste böyle uzayıp giderken eserlerin tamamen sübjektif olarak bir değerlendirmesini yapmak mecburiyeti de doğmuştur. Şahsi olarak bu dizilerde birçok şeyin eksikliğini hissettim. Kiminin senaryosu çok aceleye getirilmişti, kimi çok amatördü, kimi ise her şeyi doğru yapmasına rağmen ruhunu yakalayamamıştı. İşte bu noktada “Bir Başkadır” devreye girdi. Yayımlanan diğer eserlere “Bir dakika benim de söyleyeceklerim var.” dedi ve bir assolist gibi sahneye çıktı.

 Açıkçası oyuncu kadrosunu bir kenara bıraktığımızda beni en çok Berkun Oya heyecanlandırmıştı. Kendisinin büyük bir hayranı olmam hasebiyle ürettiği her eseri kocaman göz bebekleriyle izliyorum. Seren Yüce’nin yönettiği “Masum” isimli dizinin senaryosunda da Berkun Oya imzası vardı ve Masum güzel başlayıp sonunu iyi getirememiş Türkçe eserlerdendi. Bu durum beni biraz korkutsa da tüm bu korkularımın boşa çıktığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Çünkü “Bir Başkadır” kelimenin tam anlamıyla müthiş.

 Kadrosunda Öykü Karayel, Fatih Artman, Tülin Özen, Settar Tanrıöğen, Defne Kayalar ve Alican Yücesoy gibi isimleri barındıran bu dizi Türkiye’deki sosyal statülerin büyük ve detaylı bir resmini çiziyor bize. Fatih Artman ve Defne Kayalar’ın muazzam oyunculukları bir kenara çok iyi bir senaryo, çok iyi bir görüntü yönetmenliği ve çok daha iyi binlerce şey bu dizinin içerisinde sizleri bekliyor.

 “Bir Başkadır” bu kadar artısına rağmen eksileri de olan bir dizi elbet bunu inkâr edemem. Öykü Karayel karakterine hiçbir şey katmıyor, Tülin Özen kendi sahnelerinde çok geri planda kalıyor. Ama komple olarak değerlendirdiğimizde göze batmıyor, yani artılar eksilerin hepsini silip süpürüyor.

 Sonuç olarak; bu dizi şu ana kadar dijital platformlarda üretilmiş diğer eserlere oranlara çok daha komple ve çok daha iyi bir eser. Günümüz Türkiye’sinin kültürel ve demografik özelliklerini bir romancı gibi ince ince detaylarıyla belirten Berkun Oya kendisine olan hayranlığımı katladı. Siz de bu diziyi izledikten sonra görüşlerinizi benimle paylaşırsanız çok sevinirim. Şimdiden iyi seyirler.

avatar

Yazar Ali İhsan Cihan

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde Sosyoloji öğrenciliği yaparken bu yıllarımı sinema, edebiyat ve müzik üzerine inşa edip bu konular hakkında fikir beyan ediyorum.

blank

Hangi ABD başkan adayısın?

blank

Formula 1 Dosyası: Bizimkisi Türkiye Grand Prix Hikâyesi