in

Telaş

  Bu sabah erkenden uyanıp kendime güzel bir kahve demledim. Fonda bir David Bowie şarkısı eşlik etti bana elimdeki kahveyle birlikte beşinci kattaki balkonumdan gökyüzünü izlerken. Karınca kadar olmasalar da küçülmüş insanların telaşesi içinde tüm sakinliğimle baktım onlara. Her birinin yürüdüğü yol oldum, attıkları adım oldum ve bir nevi onlar oldum. Sabahın yedisinde elimdeki kahveyle birlikte beşinci kattaki balkonumdan gökyüzünü izlerken.


  Yeni düzenlemeyle birlikte saatlerin ileri geri gitmesini durduran bir şey yaptılar. Artık sabahların bile zifiri karanlık olması bize iki mesaj veriyor olabilir. Ya gerçekten şu an o kadar kötüyüz ki her şey ve her yer karanlıkta kalsın isteniyor ya da aydınlığa o kadar yakınız ki bu karanlıkta koşuşturmaya devam ediyoruz. Güneşi doğurdum ellerimle bu sabah, elimdeki kahveyle birlikte beşinci kattaki balkonumdan gökyüzünü izlerken. Tanrının bırakıp gittiği bu düzende bir şeyleri kontrol edebildiğimi gördüm, tanrıyı gördüm ve tanrı oldum.


  Gökyüzünün maviliğinde ve insanların telaşında kaybolmuşken ben, tatlı bir rüzgar savurdu beni oradan oraya. Ağaçların yaprakları hışırdadı. Havaya yeni budanmış nebatların ve çimenlerin kokusu yayıldı. Kuşlar uçuştu bir sağa ve de bir sola. Sesleri balkonumun içine doldu, koskoca bir orman oldu. Ben ise o ormanda kaybolmuş bir yaprak oldum bu sabah elimdeki kahvenin son damlası boğazımdan aşağı kayarken, gün ağarmışken.


  Balkonla olan bu tatlı münasebetim son bulsun istemedim. Ağır hareketlerle içeri girip bir kitap ve bir hırka aldım üzerime. Bowie ile vedalaşıp bir Coltrane plağı koydum pikaba. Tekrar döndüm ormana ve rüzgarın beni savurduğu bir gölgelikte sayfaları çevirdim esintiyle birlikte. Kelimelerin ahenkle dans edişine katıldım. Kelime oldum, sayfa oldum. Hatta ve hatta kitap oldum bu sabah beşinci kattaki balkonumda Coltrane plağı dinleyip kendimi rüzgara bırakmışken. Sayfalarda kaybolmuş ve yolumu ararken telaşlı, bir kedinin sesi geliyor uzaktan. Şarkıya eşlik ediyor. Minik adımlarla koşarak ve biraz da aksayarak arkadaşlarının yanına gittiğini varsayıyorum. Her sabah toplaşıp kahvaltıya gittiklerini hayal ederek. Arada bir durup etrafına bakıyor ürkek ürkek. Tüyleri kirlenmiş hafif ama parlak. Rüzgar onun tüylerini okşuyor, o gülüyor. Kedinin gülümsemesi oluyorum, kedi oluyorum ürkek ama bir o kadar güzel ve mutlu… Bu sabah beşinci kattaki balkonumda elimde kitabımla kendimi doğaya ve telaşa teslim etmişken.

avatar

Yazar Ali İhsan Cihan

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde Sosyoloji öğrenciliği yaparken bu yıllarımı sinema, edebiyat ve müzik üzerine inşa edip bu konular hakkında fikir beyan ediyorum.

blank

Tesla Inc. Hakkında İlginç Gerçekler

blank

Bir Trajedinin Öyküsü: Hillsborough