in

Yaygın Bir Manipülasyon Türü Olarak: Gasligthing

 Tam olarak dilimizde karşılığı bulunmasa da kabaca ‘’sanrıya zorlama ‘’ olarak tanılanabilen bir manipülasyon türü olan gaslighting; kişinin kendi akıl sağlığından veya bir olaydan şüphe duymaya zorlandığı bir psikolojik istismar türüdür. Gaslighting, uygulayan kişi tarafından; İstismara maruz kalan kişiyi kendi gerçekliğini, hafızasını ve algısını sorgulamaya iter. Kurban için çok zararlı boyutlara ulaşabilen bu manipülasyon türü ilerleyen zamanlarda kişiyi kendi akıl sağlığını sorgulamaya iterek kişide anksiyete ve depresyon gibi psikolojik sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir.

 Gaslighting kavramı ilk kez 1938 yılında, Patrick Hamilton’un bir oyununda işlenmiştir. ‘’Angel Street’’ adıyla da bilinen bu oyun daha sonra filme de uyarlanmıştır. Filmde Bella ve Jack adındaki çiftten Jack, her gece evde bulunan gaz lambasını bir önceki güne göre daha fazla kısar. Durumdan haberdar olmayan Bella ise her gaz lambasının giderek daha az ışık verdiğini Jack’e söyleyişinde ondan sert tepkiler alır ve böyle bir şeyin olmadığına inandırılmaya çalışılır. Bu yöntemle Bella’nın özgüvenini düşürmeye çalışan Jack, ilerleyen zamanda filme bir dedektifin dahil olmasıyla planında başarılı olamaz.

 Gaslightingin temelinde yatan şey, kurbanın sevgisini ve güveninini suistimal ederek zamanla özsaygı ve özgüvenini yitirmesini sağlamaktır. Bu manipülasyonu uygulayan kişilerin genel amacı kurbanın kendisinden şüphe duymasını sağlayıp özgüven ve özsaygı gibi değerlerini yaralayarak kişiyi kendisine bağımlı hale getirmek ve kişinin üzerinde kontrol sahibi haline gelmek oluyor. Gözlemleri, düşünce ve değerleri giderek yaralanan kurban bir süre sonra kendi akıl sağlığından şüphe duymaya başlayıp kendi zihnine düşman hale geliyor. Yaptığı her hareketin, düşüncelerinin, kuracağı cümlelerinin yanlış olduğunu düşünerek zamanla karar alma yetisini kaybetmeye başlıyor. Gaslighting yavaş yavaş yapıldığı için kurban istismar edildiğinin çoğu zaman farkında olmuyor. Peki gaslighting nasıl uygulanıyor? Gaslightingin temelde dört yöntemi bulunuyor. Bunlar: inkar , vazgeçme, karşı koyma ve yönlendirme.

 İnkar yönteminde istismarcı, bir durum ya da olayın gerçekleştiğini unuttuğunu söylüyor ya da tamamen inkar ederek yalan söylemeye gidiyor.

 Vazgeçme yönteminde istismarcı, kurbanı dinlemiyor ya da anlamadığını iddia ediyor.

 Karşı koyma yönteminde gaslightingi uygulayan kişi, karşısındaki kişinin yaşanan bir durum ya da olayla ilgili anısını sorgulatıyor.

 Son olarak yönlendirme taktiğinde ise istismarcı konuyu değiştirmeye giderek karşısındaki kişiyi manipüle ediyor.

 Temelde dört yöntemi bulunsa da istismarcı spesifik bazı yöntemlerle de gaslighting uygulayabiliyor. Kişinin kendi düşünce ve değerlerini yaralayarak şüphe duymasını sağlayıp bunun sonucunda kurbanı çaresizlik hissine sürükleyebiliyor. İstismarcı, tüm bunlara neden olduktan sonra gerçek olmayan korku ve güvensizlik üreten kurbanı ‘’Çok hassassın, hep kafanda kuruyorsun.’’ gibi cümlelerle suçlayıp çoğu zaman bir kez daha manipüle ediyor; kurbanı ne yaparsa yapsın başarılı olamayacağına inandırıp kişisel değerlerini yaralıyor.

 Gaslightingin genellikle kişilik bozuklukları özellikle de daha çok narsistik kişilik bozukluğuna sahip kişiler tarafından uygulandığı bilinse de biraz gözlem yaptığımızda; işveren, arkadaş, romantik bir partner, aile üyeleri tarafından; okullarda, iş yerlerinde, ev ortamında, siyasette uygulanabildiğini görebiliriz. Kısacası gaslightinge herhangi bir insan ilişkisinde rastlamak olasıdır. Bazı durumlarda gaslightingi devletler de uygulayabilmektedir. Ne yazık ki toplumda kadınlar hala erkeklerden farklı bir düzeyde görüldüğünden, kadınların ağırbaşlı ve itaatkar olması gerektiğini savunan devletler, kadınlar bu kalıpların dışında davranış gösterdiklerinde kadınlara ‘’mantıksız, aşırı duygusal, deli’’ gibi benzetmelerle gaslighting uygulayıp kadınları baskılarlar.

 Peki kişi için bu son derece toksik boyutlara ulaşabilen gaslightinge uğradığımızı nasıl anlayacağız? Gaslightinge uğradığını anlamak kurban için çoğu zaman kolay olmasa da öncelikle kendi davranışlarımızı gözlemleyerek gaslighting kurbanı olup olmadığımızı anlayabiliriz. Çünkü gaslighting mağdurlarının gösterdiği bazı belli başlı davranışlar bulunur. Eğer bir ilişki içerisinde sürekli özür diliyor; istismarcının davranışlarına bahaneler uydurup aklamaya çalışıyor, kendimizi sık sık sorgulayıp kafa karışıklığı yaşıyorsak, sürekli savunma durumu içerisindeysek ve karşımızdaki kişi tarafından ‘’deli’’ muamelesi görüyorsak gaslighting mağduru olma ihtimalimiz yüksektir. Böyle bir durumun var olduğu erkenden fark edilip, gaslighting uygulama eğiliminde olan kişilerden uzak durulması kişisel sağlığı pekiştirebilir.

KAYNAKÇA

D. W. Riggs, et al. (2018). Gaslighting In The Context Of Clinical Interactions With Parents Of Transgender Children. Sexual and Relationship Therapy, sf: 382-394.

G. Z. Gass, et al. (1988). Gaslighting: A Marital Syndrome. Contemporary Family Therapy, sf: 3-16.

P. L. Sweet. (2019). The Sociology Of Gaslighting:. American Sociological Review, sf: 851-875.

blank

2020-2021 NBA Finalleri