in

Zen Bizi Nereye Götürebilir?

  “Zen, yol demektir. Özümüze giden yol. Dinlerden, tanrılardan, ritüellerden, geleneklerden bağımsız her şart ve ortamda uygulanabilen bir yol. Hava gibi, su gibi. …

  Önemli bir disiplin gerektiren bu yolda bütün savaş egomuza karşı verilir.”  (Erich Fromm)

  Tadao Ando’nun yolu oldukça farklı başlamıştı. Üniversitede mimarlık eğitimi almadı. Lise eğitiminin ardından 2 sene boyunca kendisini yetiştiren büyükannesine bakmak için boksör ve kamyon şoförü olarak çalıştı. Lisede ziyaret ettiği Tokyo Imperial Hotel’den etkilenmişti, boks kariyerini bıraktı. Çizim öğrenmek için gece sınıflarına girdi, yolculuğuna farklı bir yön çizdi ve birçok yapıyı gezerek en sonunda 28 yaşında Osaka’da kendi stüdyosunu kurdu.

Önceleri iş almakta zorlandı, 1973 yılında ilk yapısı olan Tokmishima Evi’ni inşa etti. Bir seri projesinin ilki olan bu evin devamında gelen Azuma evi ile Japonya Mimarlık Enstitüsü ödülünü kazanarak üne kavuştu.

 
blank

Yine Osaka’da inşa ettiği Church of the Lights yani Işık Kilisesi, günümüzde en ünlü tasarımlarından biri haline geldi. Tadao Ando’nun yolculuğunu, tutkusunu, perspektifini yansıtan yapı, kavramsallığıyla da dikkat çekiyor. Tadao Ando yapılarını Zen felsefesi ile anlatmayı seviyor.

Varlığın ikili doğası – ışık ve katı. Bir yapının kontrastını ayarlamak, iç ve dış, ayrım. Stilde sadelik önemini hiçlikten yani boşluktan alıyor. Aslında mekanı oluşturan öğeler felsefeyi bütünlüyor. İçeride zengin, dışarıdan sade, mütevazı. Zen gibi, insan gibi, denge ile yükseliyor.

Bir söylentiye göre mimar fiziksel deneyime öylesine önem veriyormuş ki brüt betonu yalamış, yapılarına öğrencilerini temizliğe yolluyormuş. Kendi ölçüsüyle ürettiği betonu yapılarında kullandığını söylemekte fayda var.

Köpeğinin ismi Le Corbusier. Röportajında verdiği ifadeyle:

“Bir gün bir köpek atölyeye çevirdiğim evin içine girdi. Ona bakmaya karar verdim. İlk önce saygı duyduğum bir mimar olan Tange Kenzō diye çağırasım geldi onu. Fakat Tange hâlâ hayattaydı ve zaman zaman tekmelemek istediğim birinin ismini vermenin doğru olmadığını düşündüm. Bunun için de Le Corbusier’yi tercih ettim.”

blank

  Ando bu dünyaya bir beton yığınından fazlasını bırakıyor, modern mimarlığa yeni bir soluk getiriyor. Işığı, mimarinin temel öğeleri diyebileceğimiz doğal ve yapay tüm unsurları adeta yeniden besteliyor, şekillendiriyor, yön veriyor. Bunu okuldan öğrenmiyor, felsefenin gücüyle yaptığı sentezlerden şekillendiriyor yapılarını. Bu yüzden yarattığı mimarinin gücünü yolculuğunun ruhundan alıyor, bu atmosferi deneyimlemek de bize kalıyor.

Kaynakça

Surface
Asialogy
Medyascope
ARCH2O
Aura İstanbul
Mimdap
avatar

Yazar Asena Karadağı

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencisi

blank

İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e Türkiye’de Parlamento

blank

Matematiğin Kum Saati