in

Antik Çağın En Zengin Adamı

  Hepimizin hayatında zengin insanların hayatlarına ve servetlerinin kaynaklarına merak duyduğumuz bir dönemi olmuştur ve tarihin derin sayfalarına indikçe, “Tarihin en zengin adamı kimdi?” diye sormadan edemedim. Araştırmalarım sonucunda ulaştığım sonuç ise antik çağın en zengin insanı olarak Marcus Licinius Crassus oldu. Bu yazı serisinde Marcus Licinius Crassus’u ve servetinin kaynağını inceleyeceğiz.

 Marcus Licinius Crassus M.Ö. 115 yılında Licinia köklerine ait plebian bir aileye mensup olmasına rağmen ailesinin üyeleri M.Ö. 364 yılında konsül oldular. Crassus doğduğunda ise çoktan zengin bir ailede doğmuştu. Babasının Hispania bölgesindeki gümüş madenleri sayesinde kazandığı 10 milyon Sestersius (Antik Roma sikkesi) ona miras kalmıştı. Şimdiye göre kıyaslarsak Sestersius’u dolara veya Türk lirasına çevirmek tabii ki de çok tutarlı olmayacaktır fakat bu paranın 100 milyon – 1 milyar¹ Amerikan doları arasında bir değeri vardır.

  Crassus’un babası ve erkek kardeşi, Sulla ve Gaius Marius arasındaki iç savaşta hayatlarını kaybettiler ve Crassus bundan sonra Sulla’nın tarafına katıldı ve Sulla kazandığında onun emirlerinin ve yasaklamalarının uygulanmasını sağladı. Sulla’nın kanlı zaferinden sonra “dictator rei publicae constituendae” (Cumhuriyetin yeniden kuran diktatör) olarak ilan edilmesini sağlayan bu yasaklamalar ve sürgünlerin listesi Senato’nun kapısına asılırdı ve bu listede kimin adı yer alıyorsa tüm vatandaşlık haklarından mahrum bırakılır, hukuksal güvencesi elinden alınır, mülklerine el konulur hatta bu insanları ihbar edenler veya öldürenler parayla ödüllendirilirdi ve hatta bu insanları öldüren kişiler suçlamalara tabi tutulamazdı. Listede adı olan ve ölen kişiler çoğunlukla idam edilir ve kelleleri Forum önünde sergilenirdi. Tabii ki de bu yasaklamaların ekonomik boyutu da vardı. Bu durum, iç savaştan sonra bitkin düşmüş Roma hazinesini canlandırmak ve galipler için kendi refahlarına refah katmak için büyük bir fırsattı. Crassus bu fırsatı çok iyi kullanarak sürgün edilen insanların ya da vefat eden düşmanlarının mülklerine çok cüzi bir miktar aracılığıyla el koydu. El koyduğu mülklerin dışında Hispania’da bulunan ve kendisine babasından kalan gümüş madenleriyle servetine servet katan Crassus’un bir başka gelir kapısı ise köleleri olacaktı.

  Sulla’nın zaferinden sonra mülküne çok fazla köle katan Crassus; bu köleleri marangozdan tutun bahçıvan ve hatta muhasebeci bile olmaları için onlara bir okul açmıştır. Eğer bir Romalı asil, kölesinin bu konularda eğitilmesini istiyorsa onu Crassus’a gönderirdi ve sonrasında ona kölesinin eğitimi için para öderdi. Crassus’un en bilinen ve en çok tartışılan gelir kapısı ise Roma’da kurduğu özel itfaiye ekibiydi. Antik çağda evler çoğunlukla ahşaptan yapılırdı ve o zamanın Roma’sı da çoğunluğu tahtadan olan bir şehirdi ve böylece yangınlar olağan haline gelmişti. Crassus bu fırsatı da kıvrak zekasıyla değerlendirerek birkaç yüz kişiden oluşan bir özel itfaiye birliği oluşturdu. Şehrin neresinde yangın çıktıysa Crassus ekibini alır ve oraya hemen varırdı. Yangın devam ederken Crassus mülk sahibiyle yangını söndürmesi için fiyat müzakere ederdi. Bu davranış mülk sahibini endişelendirip Crassus’un verdiği fahiş fiyata razı gelmesine sebep olurdu ya da fiyatı kabul etmeyip mülkü gözleri önünde yanıp kül olurdu. Crassus bununla kalmayıp yanan mülkün bir değeri olmadığını iddia ederek bu mülkü çok cüzi bir miktara almaya çalışırdı ve aldığında bu mülkü restore edip büyük karla satardı. Bu onun Roma’daki en önemli gayrimenkul sahibi olmasını sağladı.

 Crassus’un kıvrak zekası ve gençlik yıllarında babasının yanında Hispania madenlerini yönetirken kazandığı deneyim, iç savaştan sonra el koyduğu mülkler ve bu mülkler aracılığıyla elde ettiği büyük karlar onun servetini 200 milyon sestersius’a (bugünün 20 milyar Amerikan doları) kadar çıkarttı.

 Crassus bu servetini çok akıllı bir biçimde kullandı.Üçüncü Köle Savaşlarında oynadığı kritik rol ve Sezar’ın borçlarını ödeyip diğer politikacıları fonlayarak kendi işleri için hukuksal düzenlemeler yaptırması onun Roma Cumhuriyetinin, Roma İmparatorluğuna dönüşümünde kritik bir rol oynamasında etkili oldu².

  Fakat bu başarılar onun için yeterli değildi ve sadece zengin bir köle sahibi olarak değil de Üçüncü Köle Savaşları’nda onun başarısının üstüne konduğunu düşünen, hasmı Pompey gibi askeri başarısıyla da anılmak istiyordu.

 Gelecek yazımda Crassus’un servetini genişletmek ve “iş imparatorluğunu” büyütmek için ne kadar ileri gideceğini, onun açgözlülüğünün yedi yüzyıllık Roma-Part savaşlarının kıvılcımını nasıl alevlendirdiğinden bahsedeceğim.

 
[1] – Adam Smith: The Wealth Of Nations
[2] – Colleen McCullough’s series, Masters of Rome 

Kaynakça

Gareth C.Sampson : The Defeat Of Rome
Adam Smith: The Wealth Of Nations
Colleen McCullough’s series, Masters of Rome 
 
 
avatar

Yazar Mehmet Emin Eraslan

Bursa Teknik Üniversitesinde Makine Mühendisliği bölümünde yüksek öğrenim görmektedir.Tarihin her sayfasını zihninde yaşayan ve her günü yeni bir mücadeleyle dolu olan yazarımızı tarih, ekonomi, teknoloji alanlarında yazarken görebilirsiniz. Hiçbir zaman umudu elden bırakmamayı ve her zaman öğrenmeye devam etmeyi amaç edinen yazarımız kendine idol olarak Leonardo Da Vinci’yi almaktadır. Tek isteği bir gün üstüne düştüğü tarih sayfalarında kendisinin parlamasıdır.

blank

Nostalji turuna çıkmaya ne dersin? Cevaplarına göre hangi yılların insanı olduğunu söylüyoruz!

blank

Ülkelerin önemli tarihi yerlerine ne kadar hakimsin?