in

Beyaz Saray’ı Sarsan Skandal ‘’WATERGATE’’

  Watergate skandalı, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1972-1974 yılları arasında Başkan Richard Nixon yönetimini içeren ve Nixon’ın başkanlığından istifa etmesiyle sonuçlanan büyük bir federal siyasi skandaldır. Watergate, ABD’nin başkenti Washington’da bulunan bir otel ve iş merkezinin adıdır. Skandal bu binada meydana geldiği için “Watergate Skandalı” ya da kısaca “Watergate” adıyla anılır.

  Her ülkenin siyaset ve politika hayatında gizlemesi gereken işlevsel bilgiler veya sırların saklandığı kozmik dosyalar mevcuttur. Fakat bugün ele alacağımız skandal, dünyanın süper gücü olarak bilinen Amerika’nın en tepesinde yaşanmıştır. Büyük diplomat veya siyasi otoritelerin zaman zaman içine düştükleri bu çıkmazlardan kurtulmak için başvurdukları yollar çoğu zaman adil olmayabiliyor. Başkan Nixon, 1969 tarihinde başkan olmadan önce 1952 tarihinden itibaren Başkan Dwight Eisenhower’ın 8 yıl boyunca yardımcılığını yapmıştır. Başkanlık için meydanlara indiği ilk döneminde 1960 yılında Demokrat kanatta bulunan John F. Kennedy’e karşı galip gelememiştir. Fakat Nixon, bu yenilginin ardından başkanlık hayalinden vazgeçmeyerek kendisini 1968 yılında Cumhuriyetçi cepheden başkan adayı seçtirmiştir. Seçim çalışmalarını emin adımlarla ilerleten Nixon’un rakipleri olan Demokrat cephe adeta yerle bir olmuştur. Nixon’un bu büyük zaferi konuşulurken, 17 Haziran 1972 tarihinde yeni bir haberle kamuoyu çalkalanmaya başlamıştı. Demokrat Parti’nin ana üssü olarak bilinen Watergate binası esrarengiz bir hırsızlık olayıyla anılmaya başlanmıştır.

  Watergate skandalı, 17 Haziran 1972 sabahının erken saatlerinde, Washington, DC’deki Watergate binalarında bulunan Demokratik Parti’nin ofisinde 5 hırsızın tutuklanmasıyla başladı. Bu, sıradan bir soygun değildi. İlk etapta hırsız oldukları düşünülen 5 kişinin Cumhuriyetçi Parti ile alâkaları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştı. Zira bu 5 kişinin harcamaları “Başkanı Yeniden Seçtirme Komitesi” tarafından karşılanıyordu. Sürdürülen soruşturma hırsızların Nixon’ın partisi olan Cumhuriyetçi Parti ile bağlantılı olduklarını ve amaçlarının Demokratik Parti’nin telefonlarını gizlice dinlemek üzere mikrofonlar yerleştirmek olduğunu ortaya koydu. Nixon Hükümeti bu iddiaları reddetti. İlk başta hırsızlığın arkasında olan bütün siyasetçilerin ortaya çıkarılması için Adalet Bakanı Elliot Richardson’ı görevlendiren Başkan Richard Nixon, Archibald Cox isimli bir savcıyı bu göreve atıyor ve Cox, Beyaz Saray’da başkanın bütün konuşmaların teybe alındığını öğrenerek yüksek mahkemeden bu bant kayıtlarının kendisine verilmesini istiyor. Başkan Nixon panikliyor ve bu olayları reddederek ederek Cox’un görevden alınmasını emrediyor. Adalet Bakanı Richardson, Cox’u görevden almayı reddedince Richard Nixon, bu sefer de Bakan’ın işine son veriyor. Gerçekler, Beyaz Saray’dan elde edilen Başkan’ın görüşme kayıtları halka açıklanmaya başladığında ortaya çıkmıştır. Açıklamalar ve FBI-CIA merkezli ifşaların ardından Nixon giderek köşeye sıkışmıştır. Muhalefet ve Washington Post’tan gazeteciler Bob Woodward ve Carl Bernstein skandalın peşini bırakmayınca olaylar iyiden iyiye büyüdü ve davalar açıldı. Nixon ses kayıtlarını teslim etmek zorunda kaldı. Başkan Nixon’un Haldeman ile yaptığı görüşmenin ses kayıtlarını inceleyen yetkililer, ses bandında 18,5 dakikalık bir bölümünün silinmiş olduğunu tespit etmişti. Belgelere göre, ses bandındaki kayıp bölümün sekreteri Rose Mary Woods’un da daha önce ifade ettiği gibi yanlışlıkla silindiğini anlatan Nixon ifadesinde, bandın silinen kısmında ne söylediğini hatırlamadığını belirtti.

  Amerikan Senatosu olayla ilgili olarak soruşturma açtı ve Nisan 1974’te Başkan Richard Nixon, Watergate ile ilgili konuşmalarını içeren bantların montajlanmış halini yayınladı. İyice yıpranan Başkan Nixon bir süre sonra Beyaz Saray’ın simgelerinden olan Oval Ofis’te kameraların karşısında başkanlık görevinden istifa edeceğini açıkladı. Nixon; “Hiçbir zaman görevimi yarıda bırakan bir siyasetçi olmadım. Başkanlık dönemim bitmeden istifa etmek yapıma aykırı bir durum. Ancak başkan olarak önceliği Amerika’nın çıkarlarına vermem gerektiğinin bilincindeyim.”(1) diyerek görevinden ayrıldı. Konuşmasında en dikkat çekici sözleri şu olmuştu:

 ‘’Şunu sakın unutmayın birileri sizden nefret edebilir, ancak siz ondan nefret etmezseniz kazanacakları bir şeyleri olmaz. Nefretiniz sizi yok eder.’’(2) demişti.

   Nixon’un yerine geçen Başkan Gerald Ford, öncelikle tarihinde ilk kez bir başkanın istifasına şahit olan Amerikan halkına güven vermeye çalıştı. Başkan Ford, sade cümlelerle Amerikan demokrasisini överek, halka şunları söyledi: “Uzun süreli ulusal kabusumuz artık bitti. Anayasamız işliyor. Cumhuriyetimizde kişilerin değil, yasaların üstünlüğü var. Burada ülkeyi halk yönetir.” Watergate Skandalı’nda görevlerini kötüye kullandıkları için Nixon’un yardımcılarından birkaçı hapis cezası aldı. Beyaz Saray’daki ses kayıtlarında Nixon’un skandalı örtbas etme çabaları kapsamında yardımcılarının sorgulamayı yürüten FBI’ya yalan söylemelerini emretmesi, skandala karıştığını belgeledi. Başkan seçilene kadar pes etmeden savaşan Nixon, Watergate soruşturmasının suçlusu olduğu anlaşılınca bütün kamuoyunun gözünden düşmüştü. 

  Skandal toplam 69 kişinin suçlanması ile sonuçlandı. Yargılamalar ve savunmalar, çoğu Nixon yönetiminde üst düzey yetkili olan 48 kişinin suçlu bulunmasıyla sonuçlandı. Watergate terimi, Nixon yönetiminin üyeleri tarafından üstlenilen bir dizi gizli ve genellikle yasadışı faaliyetleri kapsayacak bir anlam kazandı. Bu faaliyetler arasında, siyasal muhaliflerin ve şüpheli olduğu kişilerin ofisinin dinlenmesi; eylemci grupların ve siyasi kişiliklerin soruşturulması ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve İç Gelir Servisi’ni (IRS) siyasi silahlar olarak kullanmak yer alıyordu. Nixon, Başkanlıktan istifa etmesine rağmen sivil olarak suçlamalardan dolayı yargılanabilirdi. Fakat kendisinden sonra gelen Gerald Ford, 8 Eylül 1974 tarihinde Nixon’u affetmiş; fakat bu af ile anlaşma iddialarını arttırmıştır. Hatta bu ittifak iddiaları Gerald Ford’a 1976 Başkanlık seçimleri kaybettirmiştir. Sadece Amerika değil, bütün Dünya bu fiyaskoyu adeta nefesini tutarak izlemiştir. Olaydan 30 yıl sonra Washington Post gazetesine belgeleri sunan “Derin Gırtlak” kod adı ile bilinen kişinin Mark Felt olduğu ortaya çıkmıştır. Kendisine açılan davalardan dolayı bütün varlığı kaybettikten sonra David Frost ile çıktığı program 45 milyon kişi tarafından izlenince ölene kadar kimseye muhtaç olmadan yaşamını sürdürdü. Nixon, 22 Nisan 1994 tarihinde beyin kanaması nedeniyle 81 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Kaynakça

(2)  Wikipedia 
(1)  History
Ervin, Sam, U.S. Senator, et. al., Final Report of the Watergate Committee
avatar

Yazar Mehmet Akif Arı

Anadolu Üniversitesi
Siyaset ve Spor Meraklısı

blank

Dünyada neler oluyor? v.3

blank

Mini Dizi: Alias Grace