in

Monarşi Halk ve Jakobenler

    “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler.”

  Her şeyin daha kötüye gittiği bir dönemde kırılma noktasıdır bu cümle. Kral XVI. Louis’in taç giyme töreninde tamda ekmek kıtlığının zirveye ulaştığı, halkın açlık ve sefalet içinde olduğu bir dönemde söylenen bu söz, tarihin tamamen değişmesine neden olmuş ve aynı zamanda her ulusun kendi kaderini belirleyebileceğini de dünyaya gösteren bir cümle olmuştur. Kim tarafından söylendiği tam olarak bilinmese de Fransız Devrimi sırasında vatan hainliğiyle suçlanıp giyotinle idam edilen Fransa Kraliçesi Marie Antoinette adına atfedilmiştir.

  Fransız Devrimi, ulusların kaderlerinin sahiplerinin yine kendi olduğunu göstermiştir ama bu kaderin çizilmesinde çok önemli bir rol oynamış olan bir Fransız siyasi partisi vardır: Jakobenler. Jakobenler ihtilalin yönetenlerinden olup, çoğunluğunu askerlerin oluşturduğu ve ihtilal sonrasında 420.000 üyesi bulunan, devrime karşı muhalefet edenleri bastırmaya uğraştıkça olayları daha çıkmaza sokan bir siyasi partidir. Jakobenlerin siyasi görüşü Jakobenizmdir. Jakobenizmi en kısa tabirle açıklayacak olursak halka rağmen halk için diyebiliriz. Buna bir örnek verecek olursak halkın genelinin istemediği ama hükümet tarafından halk için yararlı bulunan bir faaliyetin halka rağmen uygulanmasıdır. Sizlere dönemi için oldukça güçlü olan bu hareketin en önemli isimlerinden olan birisinden bahsedeceğim: Maximilien Robespierre.

Görsel: Louıs-Leopold Boılly, Maxımılıen Robespıerre (RMN-Grand Palaıs lavoıxdunord.fr)

  Robespierre ailesi hakkında İrlanda göçmeni olmaları dışında pek dişe dokunur bilgi bulunmamaktadır. Bu ailede en önemli işi oğulları Maximilien yapmıştır. 1781 yılında avukat ve bundan 7 yıl sonra ise politikacı olmuştur. Sadık bir Rousseaucu olmasından dolayı aşırı solda olan Maximilien zengin burjuvaziye karşı Paris halkının tarafını tutuyor, demokrasi ve cumhuriyet için sürekli çabalıyordu. Halk tarafından çok sevilen Maximilien için Paris halkı ona “Incorruptible” (bozulmaz, satın alınamaz, yıkılmaz) diyordu. Cumhuriyetin ilanından sonra kesinlikle krallığa geri dönülmemesi için 21 Ocak 1973 tarihinde kralın idam edilmesini sağladı. Bunları yapmasındaki en büyük etken siyasi görüşleridir.  Rousseau’dan çok etkilenmesinden dolayı o da Rousseau gibi siyasal yönetimin eskiden beri büyük çoğunluğun bir azınlıkça sömürülmesi ve ona boyun eğdirilmesi için kullanıldığına inanmaktaydı. Ona göre yasa dediğimiz şeyler, bu çabaları sistemleştirmek içindi. Maximilien’a göre bu yapay zorlama kalksa halk buna uyum gösterecek daha özgür ve eşit bir toplum oluşacaktı. Maximilien ve diğer Jakobenlerin 10 ay boyunca süren yönetimlerine Terör Dönemi denmektedir. Jakobenlerin bu dönemden umdukları ise aydınlanma çağı felsefecilerinin anlattığı doğal sisteme ulaşmaktı ama bu sisteme hiçbir şekilde ulaşamadılar. Hatta Maximilien Robespierre bu dönemin kurbanlarından biri olarak 28 Temmuz 1794 tarihinde giyotinle idam edilmiştir.

Kaynakçalar:

Wikipedia
Wikipedia
blank

Karantina günlerinde ruh sağlığımızı nasıl koruruz?

blank

Dünyada neler oluyor?