in

Rus İstihbaratının Atası “NKVD”

  Rusya’daki Bolşevik devriminden sonra devrimin inşası ve devamı için çeşitli birimler kurulmuştur. Bunlardan biri de istihbarat birimleridir. Devlet başkanlarının en güvendiği hatta gözü kulağı denilecek öneme sahip bir birimdir.

  NKVD (İçişleri Halk Komiserliği) 10 Temmuz 1934 tarihinde Stalin’in emriyle Genrikh Yagoda tarafından kurulmuştur. SSCB Halk Komiserliği Konseyi kararlarına göre NKVD’nin görevleri sıralandığında; sabotaj eylemleri ve devrim karşıtı gösterilerin bastırılması, devrim mahkemelerinde yargılanacakların ön soruşturmasının yapılması ve şüphelilere karşı önleyici tedbirlerin uygulanmasıydı. Bu tedbirler ise baskı, şiddet ve infazları meydana getirecekti. Stalin tarafından NKVD’ye verilen imtiyazlar ise isyancı kişinin mülkünün müsaderesi, sınır dışı etme, yiyecek kartı verilmemesi, düşman listesine alınma gibi çeşitli cezalar şeklindeydi. Bu durumu en iyi tanık olan kişi Stalin’in halefi Nikita Kruşçev’in oğlu Dr. Sergey Krusçev şu şekilde anlatıyor:  “Stalin’in içki sofrasında olmak etrafındaki ilk halka içindekiler açısından bir ayrıcalıktı. Moskova’nın biraz dışındaki özel konutunda gecenin geç saatlerine kadar yenilir içilirdi. Parti kurmayları her gece liderlerinin kendini davet etmesini dört gözle beklerdi çünkü biliyorlardı ki eğer davet edilmemişlerse gözden düşmüşler ve ertesi gün NKVD’nin ajanları onu ziyaret edecekti.’’ Tüm bu organizasyon yapısı incelendiğinde NKVD aslında devletin güvenlik organından çok Bolşeviklerin siyasi muhaliflerini bastırmak amaçlı bir organı olarak oluşturulmuştu. NKVD‘nin bir diğer sıkıntı yaratan özelliği ise kontrol eksikliğiydi. NKVD 1936’dan sonra tutuklama hakkına sahip bir kurum haline gelirken bazen bu tutuklamalar keyfi hale gelmekteydi. Bu sebeple 1938’den sonra en fazla 2 yıllık tutuklama yapılması öngörüldü ve durum açıklığa kavuşturuldu. NKVD, 30’lu yıllarda diktatörün orağıydı adeta. Nerede muhalif var, hemen kapısında NKVD ajanları bitiyordu. Ardından gelsin sorgular, fişlemeler ve büyük çoğunlukla da infazlar. Paranoyaklık karakterinin mütemmim cüzü olan Stalin, kendisini ve rejimini koruması için oluşturduğu NKVD’nin liderlerine bile güvenmiyordu. NKVD ülke genelinde devlet düşmanlarını öldürürken o da ha bire birim şeflerini öldürtüp yerine en çok güvendiği isimleri atıyordu. Bir bakıma terör içinde terör yaşanıyordu.

blank
NKVD Amblemi

 Stalin’in en güvendiği NKVD sorumlusu Nikolai Yezhov’du. Stalin’in döneminde toplumun her tabakasındaki hain ve muhalifleri ortadan kaldırmak için giriştiği infazlar dizisine genel olarak ‘’Büyük Temizlik’’ adı verilirdi. Ruslar ise bu dönemi infazları gerçekleştiren NKVD’nin şefi Nikolai Yezhov’dan hareketle Yezhov Rejimi olarak isimlendirmişti. Stalin’in gerçek ve hayali muhaliflerinin hedef alındığı bu dönemde iddialara göre yaklaşık 500 bin kişi öldürülmüş, milyonlarca insan çalışma kamplarına yollanmıştı. Stalin büyük temizlik politikasını kısaca ‘’Adam yoksa sorun da yoktur! ‘’ diyerek özetlemişti.

 Sovyet rejimi, NKVD’nin sayesinde toplama kampı denilince akla gelen ilk isim Adolf Hitler’i bile geçmişti (476 adet). Bu toplama kamplarının sorumluluğu gizli servis NKVD bünyesinde kurulan GULAK masasına aitti. Zamanla tüm kamplar kısaca GULAG olarak isimlendirildi. GULAG, yani Sovyetler Birliği’nde Stalin’in döneminde milyonlarca insanın “halk düşmanı” suçlamasıyla cezalandırılmak üzere gönderildiği kamplardı. Nazilerin toplama kamplarına benzetilen bu kamplarda insanlar gaz odalarında öldürülmedi ancak milyonlarca kişi Sibirya’nın soğuğu, yetersiz beslenme, bakımsızlık, sağlıksız koşullar ve aşırı çalışma nedeniyle öldü. GULAG’tan sorumlu olan kişi ise yine Stalin’in göz bebeği olan Yezhov’du. Bu kamplardaki nüfus döneme göre 500 bin ila 2 milyon arasında değişiyordu. Sovyet kayıtlarına göre 1930-1954 yılları arasında 14 milyon insanın yolu Gulag’larda kesişmişti. 1934-1953 yılları arasında bu kamplarda, Sovyet rejiminin sanayileşmesi uğruna yaklaşık olarak 1 milyon 54 bin kişi hayatını kaybetti. Pek çok edebi esere, sinema filmine ve anılara konu olan GULAG ile ilgili en çok bilinen eser, ünlü Rus edebiyatçı Soljenitsin’in Gulag Takım Adaları adlı romanıdır.

 Bu kadar önemli bir birimin tabii ki de bir üst birimi, bir üst aklı olacaktı o akıl ‘’Politbüro’’ idi. Politbüro Rusçadaki politik büro (politicheskoyeburo) kelimesinden türetilmiştir. 1917’deki Ekim Devrimi’nden Sovyetler Birliği yıkılana kadar, Komünist Parti’nin politikalarını belirlendiği, kimlerin devrime karşı ve devrimi yapanlara karşı olduğunun belirlendiği en yüksek karar organıydı. Buradan çıkan isimler NKVD’ye gizli dosyalar halinde gönderiliyor ve infazlar gerçekleşiyordu. Özetle, ülke ve sistemle ilgili her şeye burada karar veriliyordu. Politbüro’dakiler, Stalin’den “patron” diye söz ederlerdi. Patron ise çalışanlarını, yani koca ülkeyi Ekim Devrimi’nden sonra kurulan güvenlik teşkilatı NKVD ile denetliyordu. Teşkilat başta devrimin ardından hayatta kalan çarlık taraftarları olmak üzere, tarımın merkezileştirilmesi döneminde ortadan kaldırılan yüz binlerce toprak sahibinin, ardından da milyonlarca rejim ve Stalin muhalifinin öldürülmesinden sorumlu oldu. Patronun ölümünden sonra servis yeniden yapılandırıldı ve daha çok bilinen adıyla KGB’ye dönüştürüldü. Kanlı, eziyet ve utanç dolu bir birim geride bırakılmış ve bir daha hatırlanmamak üzere faaliyetleri son bulmuştu.

Kaynakça

Çimen, A (Nisan 2010) Tarihi Değiştiren Diktatörler (İstanbul, Timaş Yayınları)
Conquest, R. The Soviet Police System (New York 1968)
Hastings, Maks (2015). Gizli Savaşı: Casuslar, Kodlar ve Gerillalar 1939 -1945 (ciltsiz). Londra: William Collins
avatar

Yazar Mehmet Akif Arı

Anadolu Üniversitesi
Siyaset ve Spor Meraklısı

blank

NBA bir tutkudur. Peki sen bu tutkuya ne kadar hakimsin?

blank

Animeleri tahmin etmede ne kadar iyisin?