in

Amerika’da Irkçılık ve Protestolar

  Kapitalizmin en yoğun görüldüğü Amerika Birleşik Devletleri’nde gelir dağılımının çok farklı ve yer yer ırkçı olduğunu biliyoruz. 50’lerden bu yana beyazların siyahilere küçük düşürücü söylemler ürettiğini, siyahileri ötekileştirdiklerini hatta milislerin içerisindeki ırkçı beyaz insanların da defalarca kez bu yüzden şiddet gösterdiklerine haberlerde ve medyada tanık olduk. Her ne kadar zamanla bazı ırkçı söylemler insanların eğitimiyle ya da zaman zaman protestolarla hafiflese de görünmeyen bir tarafta hala ırkçılığın devam ettiğine şahit olmaktayız.

Başkan Trump’ın seçilmesinden bu yana kimi zaman sert ve ötekileştirici politika gösterebilen Amerika Birleşik Devletleri’nde son günlerde ırkçılık ile alakalı haberler görmekteyiz. Fakat bu sefer işin boyutu biraz daha büyük, halk biraz daha öfkeli…

  Geçtiğimiz günlerde ABD’de Minnesota Eyaleti’nde dolandırıcılık şüphesiyle tutuklanmak istenen George Floyd isimli siyahi, polis tarafından öldürülmüştü. Dakikalarca üstüne bastırılan eski futbolcu ‘Nefes alamıyorum!’  şeklinde kendini ifade etse de polis aşırı güç uygulayarak George Floyd’un ölümüne sebep oldu. George Floyd’un ölümüyle ilişkili dört polis açığa alınırken FBI iki ayrı soruşturma başlatmıştı. Bunun üzerine kentte ırkçılığa karşı protestolar başladı ve kısa süre içerisinde kaos ortamı oluştu. Bu kaos ortamında pek çok iş yeri yağmalanırken Polis araçları ve binalar da ateşe verildi. Bu binalardan biri de CNN Atlanta binası oldu. CNN Atlanta binasına, göstericiler tarafından taşlar atılarak tepki gösterildi. Atlanta sokakları bu kaostan etkilenirken, Atlanta belediye başkanı Keisha Lance Bottoms açıklama yaparak protestocuların evlerine dönmelerini istemiştir. Bunun bir kaos olduğunu ve eğer haklarını aramak istiyorlarsa bunu demokratik yöntemlerle yapmalarını ülke ve şehirleri için ancak bu yöntemin faydalı olacağını söylemiştir. ‘Sokaktayken sizi koruyamam.’ İfadesinde bulunan Bottoms Martin Luther King,Jr.’ a da atıflarda bulunmuştur. Bunun üzerine gösteri karşıtı olanlar ve göstericiler arasında da ayrım Twitter’da şu şekilde görülmüştür;

Protestolar New York, Los Angeles ve Memphis’te de devam ederken polisler protestocuları bastırmak için göz altılara ve güç uygulamaya devam ediyor. Kentlerdeki protestolar arttıkça çevreye zarar ve yağmalamalar da devam ediyor.

  Protestoculara sosyal medyadan destek de oldukça fazladır. Günümüz toplumsal olaylarının hemen hepsinde olduğu gibi Twitter ile destek her gün devam etmekte ve videolar her gün paylaşılmaktadır. Sosyal medyanın gücü bu durumda açıkça görülmektedir. Protestoların bu kadar şiddetli olması tabii ki bugün ile sınırlı değildir. Ötekileştirilen ve sindirilmeye çalışılan topluluklar zamanla sinirlenmeye, gerilmeye başlar ve bu kaosun önüne geçmek için politikacıların zamanında müdahale etmemeleri, hatta daha da çok ötekileştirici söylem kullanmaları protestoları tabii ki daha da şiddetli hale getirmektedir. Dior’un yağmalanması da bu protestoların arka planına işaret eden başka bir semboldür. Yıllarca düşük sosyo-ekonomik şartlar altında yaşayan ötekileştirilenler belki de intikam günlerinin geldiğini düşünüyorlardır. 

 Polis ve protestocular arasında tansiyonun ne zaman düşeceği ise henüz belli değil. Trump ise ordunun her an hazır olduğunu belirtmiştir.

KAYNAKÇA 

 

avatar

Yazar Sine Kurt

Ege Üniversitesi-Sosyoloji

blank

Godfather serisine ne kadar hakimsin?

blank

Türkiye’de Taşrada Eğitim ve Köy Enstitüleri