in

Ya İstiklal Ya Ölüm: Karabağ

  “İnsanlara hürriyet, milletlere istiklal”

  Azerbaycan ile Ermenistan arasında 1994 yılında imzalanan ateşkese rağmen Ermenistan geçtiğimiz günlerde bir kez daha anlaşmayı bozdu. Azerbaycan Savunma Bakanlığı’nın açıklamalarına göre biri tümgeneral ve biri albay olmak üzere 11 asker şehit olurken 100’ün üzerinde Ermeni unsuru da etkisiz hale getirildi.

  Çatışmaların kaynağını yüzyıl öncesinde aramak mümkün. Çarlık Rusya, 19.yüzyıldan itibaren Karabağ bölgesine göç ettirilen Ermenilerin sivil Azerbaycan Türklerine karşı saldırılarına sessiz kalması, Azerbaycan Türklerinin bölgeden göç etmesine ve Ermeni nüfusun bölge üzerinde hakimiyet kurmasına neden oldu. Bu tarihlerden itibaren Karabağ’ın kime ait olduğu meselesi, Azerbaycan Türkleri ile Ermeniler arasında çatışmalara neden oldu.

  1980’li yıllarda yeniden alevlenen çatışmalar sonucu Ermeniler, Karabağ bölgesinin kendilerine verilmesi yönündeki taleplerini somutlaştırarak Dağlık Karabağ Özerk Oblastı Ulusal Konseyi’nde bölgenin tamamen Ermenistan’a verilmesi yönünde oy kullandı. Ermenilerin bu tutumu misillemeler şeklinde gelişen sokak çatışmalarına neden oldu ve bu durum onlarca Azeri ve Ermeni’nin ölümü, yüzlercesinin göçü ile sonuçlandı.  

  1990 yılının başında olayların daha fazla alevlenmesinin ve olası bir iç savaşın önüne geçmek isteyen Sovyet Rusya hükümeti, çoğunluğunu Ermeni askerlerin oluşturduğu bir orduyla Bakü’ye girdi ve 20 Yanvar Hadisesi olarak anılan katliama imza attı. Sivil halka karşı tankların yürütüldüğü bu katliamda 137 Azerbaycan Türkü; kadın, çocuk veya yaşlı ayırt edilmeksizin katledildi.

  Yaşanan karmaşalar sonucu Azerbaycan, Azerbaycan Halk Cephesi (AHCP) önderliğinde 30 Ağustos 1991 günü Sovyetler Birliği’nden ayrıldığını duyurdu ve bağımsızlığını ilan etti. Aynı tarihlerde Ermeniler Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ilan ederek çatışmaları yeniden alevlendirdi. Devam eden ateşkes görüşmeleri sırasında Azerbaycan hükümetinin bazı üyeleri, iki Rus general, Kazak ve Rus gözlemciler ile gazetecilerin bulunduğu helikopter Ermeniler tarafından düşürüldü. Böylece Ermeniler barış istemediklerini, işgali sürdüreceklerini tüm dünyaya ilan etti.

  Henüz 20 Yanvar’ın yaraları sarılmamışken, 25 Şubat 1992 gecesi Ermenistan ordusu ve yancı çeteler Azerbaycan Türkü sivillerin yaşadığı Hocalı kasabasına girdi. Azerbaycan kaynaklarına göre 86 çocuk, 106 kadın ve 70 yaşlı dahil 613 kişi öldü, 487 kişi ağır yaralandı, 1275 kişi rehin alındı ve 150 kişi kayboldu. Bu katliamı yaşayanların anlattıkları ve internette hala yer alan videolara göre hamile kadınlara tecavüz edildi, bir sürü insanın gözleri oyuldu, küçük çocuklar kafalarına çivi çakılarak öldürüldü.

  Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Birleşmiş Milletler Dağlık Karabağ Bölgesinin Azerbaycana ait olduğu kararını aldı ancak Ermenistan kararı tanımadı. Devam eden bir dizi sıcak çatışma sonrası 16 Mayıs 1994 tarihinde Azerbaycan ve Ermenistan’ın Savunma Bakanları ve Dağlık Karabağ Savunma Ordusu başkumandanları tarafından ateşkes anlaşması imzalandı. Hukuki olarak işgalci konumunda bulunan Ermenistan’ın sürekli olarak düzenlediği taciz atışları, saldırılar ve sınır ihlalleri sebebiyle fiili ateşkes hiçbir zaman sağlanamadı.

Hocalı’da ailesi katledilen bir Azerbaycan Türkü.

  Geçmişte yaptıklarıyla saldırgan tutumundan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğini göstermiş olan Ermenistan Devleti, geçtiğimiz günlerde de Azerbaycan sınırında bulunan Tovuz şehrine saldırarak ateşkesi yeniden bozdu. Azerbaycan medyasına göre saldırıların sebebi Erivan hükümetinin, Ermeni halkının saldırgan milliyetçiliğini tatmin edip iç siyasette içinde bulunduğu krizden kurtulma isteği. Azerbaycan ordusu tarafından saldırı püskürtülmüş olsa da Azerbaycan halkı, yurt genelinde yürüyüşler düzenleyerek “ya Karabağ ya ölüm” diyor, hükümetten işgal edilen toprakların kurtarılmasını ve tüm Ermenistan unsurlarının bölgeden çıkarılmasını talep ediyor.

 

“Sen bizimsin, bizimsin,
Durdukça vücutta can,
Yaşa, yaşa, çok yaşa,
Ey şanlı Azerbaycan!”

-Mehmet Emin Resulzade 

blank

Tüketim Toplumunda Önemli Bir Kavram: Anti-Ageing

blank

İşletmelerin Değerler Bütünü: Örgüt Kültürü