blank
in

19 Mayıs’ta Atatürk’ün 19 pek bilinmeyen özelliği

 “Biz O’nun gövdesine tapan bir putperest değil, ölmez eserine ve mânasına bağlı bir şuuruz. O, kendi vücuduyla beraber kaybolacak fani bir milletin değil, kendi manasıyla beraber yaşayacak ebedi bir milletin yaratıcısıdır.”

   “19 Mayıs ulusal egemenliğin başlangıç günüdür.”  Böyle tanımlıyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu günü. Bu kutlu davanın 101. Yılına erişmenin mutluluğu içindeyiz. Başta Mustafa Kemal Paşa’ya ve silah arkadaşlarına selam olsun! Bu yazımda Atatürk’ün 19 pek bilinmeyen özelliğini aktarmaya çalışacağım, haydi VOX’layalım..

1) Gerçek bir hayvansever

  Atatürk hayvanlara çok düşkündü. Atlarla birlikte köpekleri çok sevdiği, onlarla yakından ilgilendiği bilinirdi. Ayrıca kuşlara karşı da ilgisi vardı ve Çankaya Köşkü’nde birçok güvercinin bakıldığı bir güvercinlik kurdurmuştu. Atatürk Orman Çiftliği’ndeki hayvanlarla da yakından ilgilenir ve durumlarını takip ederdi.

2) En sevdiği yemek

  Atatürk’ün en sevdiği yemek, kuru fasulye ve pilavdı. Manastır’da yatılı okuduğu dönemden kalan bir alışkanlıktır bu aynı zamanda. Ancak Atatürk hakkında bilinen bir gerçek de, yemeğe pek düşkün olmadığıdır. En sevdiği kuru fasulye pilavı dahi çatal kaşık ucuyla az miktar yerdi.

3) Tam bir kitap kurdu

  Atatürk’ün okumayı çok sevdiği bilinir. Askeri kitaplardan edebiyata, tarih araştırmalarından yabancı dil geliştirme kitaplarına kadar uzanan geniş bir yelpazede kitaplar okur, mutlaka üzerlerine notlar alırdı.
  Atatürk’ün binlerce kitabı vardı. Bunlar arasından Reşat Nuri Güntekin´in “Çalıkuşu” romanını her zaman yanında bulundurur ve ara ara açıp kısa da olsa bazı pasajları okurdu.

4) Müzik ve dans tutkusu

  Atatürk’ün özellikle Rumeli müziklerine düşkün olduğu bilinir. Ama dans tutkusu müziğin de önündedir. Valsten folklora kadar birçok dans türünü layıkıyla icra edebilirdi. Müzikli davetlerden Balkan dansları festivallerine kadar pek çok yerde dans ettiği görselleri mevcuttur.

5) Şık ve özenliydi

  Atatürk dış görünüşüne önem verirdi. Bu açıdan modernleşen Türkiye’ye örnek olduğunun farkındaydı. Takım elbiselerinin tasarımlarını bazen kendisi çizer, ona göre diktirirdi. Düzen konusunda takıntılıydı aynı zamanda. Bu giyimindeki özene de yansırdı.

6) En büyük hayali dünya turuna çıkmaktı

  Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

7) Gömleklerinin tümü beyazdı

  Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre’de özel olarak dikilirken, sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu’nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

8)Beden ölçüleri

  Boyu 1.74 idi. Hayatının son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46´ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.

9) Hoşgörülüydü

  Köylünün birinin gazete kağıdına sardığı tütünü içmeye çalışırken eli yanmış, “Alın bunu kendi içsin” diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra “Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin” dedi.

10) Kurbanları bağışlardı

  Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.

11) Yabancı dile meraklıydı

  Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca’yı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi.

12) Kan görmeye dayanamazdı

  Cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

13) Cumhurbaşkanlığından sıkılıyordu


  Hayatının çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.

14) Kendi başına tıraş olmazdı


  Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi. Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanın üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.

15) Rumeli şivesi


  Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.

16) “Ata” lafını sevmezdi


  “Atatürk” lafını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı. Kendisine “Ata” diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

17) En başarılı olduğu ders matematikti


  Eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayatı boyunca sürdü.

18) Sigara pazarlığı


  Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr. Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk “sekiz” demişti. Doktor bunu günde iki pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti:
“Ben zaten iki paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım”.

19) Hazin bir hikaye

  Hayatında bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal’in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanım’ın mezarının nerede olduğu bilinmiyor

avatar

Yazar Mustafa Sungur

Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi

blank

19 Mayıs’ın Öteki Yüzü

blank

Paris vs. 2000 Euro