in

Netflix’te bulunan 5 bağımsız film!

  Bir önceki yazımda karantina hakkında 5 film önerisinde bulunmuştum. Bu yazı dizisinin ikincisinde artık herkesin hayatında bir şekilde bulunan Netflix’ten önerilerde bulunmak istiyorum. Netflix her geçen gün bize sunduğu yeni yapımlarıyla karşımıza çıkıyor ve artık o kadar çok yeni içerikler üretiyor ki nicelik olarak müthiş bir hızla yükseliyor. Bu yüzden sayı arttıkça birçok yapımında kalitenin düştüğünü düşünmeme rağmen izleyicilerin çoğu bu durumdan memnun gibi gözüküyor. Her şeye rağmen Netflix gerek kendi yapımları gerek kiraladığı yapımlarla bizlere kaliteli içerikler sunuyor tabii ki, bende bunlardan çok sevdiğim 5 film önerisinde bulunacağım.

1-) Private Life

  İlk önereceğim film en son 10 sene önce The Savages filmiyle karşımıza çıkan Tamara Jenkins’in Netflix için çektiği Private Life…

  Filmin başrollerinde Richard (Paul Gimatti) ve Rachel (Kathryn Hann) isimli bir yandan evliliklerinde sorunlu bir dönemden geçen, bir yandan çocuk sahibi olarak hayatlarını değiştirmek isteyen bir çift bulunuyor. Ne yazık ki bu isteklerine rağmen bir türlü öncelikle Richard’dan kaynaklı sağlık problemi sebebiyle çocuk sahibi olamıyorlar. Bunun üstüne Richard çok masraflı bir tedavi süreci geçirir ama bu seferde Rachel’den kaynaklı sıkıntılar ortaya çıkar. Tedavi denemelerinde sonra evlat edinme de dahil başka yollar arıyorlar ama bir türlü başarılı olamıyorlar. Son çare olarak doktor Richard’ın spermini bir taşıyıcı anne sayesinde döllemeyi teklif eder yani bebeğin babası Richard olurken, biyolojik annesi başka biri olacaktır. Biyolojik anne olması için çok sevdikleri üvey yeğenlerinden yardım isterler ve bu istek aile içinde birçok karışıklığa yol açar.

  Ben günümüzün modern problemlerine odaklanan filmlerden çok keyif alıyorum. Aynı zamanda bana bir şeyi çok fazla istersek gerçekten başarabilir miyiz ya da ne kadar uğraşırsak uğraşalım bazı şeyleri elde edemez miyiz gibi fikirleri sorgulatan çok tatlı ama hüzünlü de bir filmdi.

2-) The Meyerowitz Stories

  Geçen sene Netflix için çektiği Marriage Story filmiyle çok daha geniş kitlelere ulaşan çok sevdiğim Noah Baumbach 2017 yılında Netflix için ilk işini Meyerowitz Stories filmiyle yapmıştı. Başrollerinde Adam Sandler, Ben Stiller ve Dustin Hoffman gibi ünlü oyuncular bulunuyordu.

  Kendi içinde 3 bölümden oluşan filmde öncelikle 3 kardeşten Danny’nin hikayesiyle filme başlıyoruz. Danny eşiyle boşandıktan sonra kalacak yeri olmadığı için bir süre çocukken de çok fazla birlikte yaşayamadığı sanatçı babasının evinde kalmaya karar verir. Babasının çocuklarınında birer sanatçı olmasını hayal etmesine rağmen hiçbir işte başarılı olamamış birisi Danny. Filmin ikinci bölümünde ise Danny’nin üvey ve uzun zamandır görüşmediği kardeşi Matthew karşımıza çıkıyor. Matthew çocukluğunu babasıyla geçirmiş, işinde çok başarılı ve ailenin gözde evladı… Üçüncü bölümde ise Danny’nin kız kardeşi Jean’i seyrediyoruz. Jean kardeşlerin aklı en başında olan ama aynı zamanda ise en dışarda kalmış, en yalnız bırakılmış küçüklüğünden beri yaşadığı büyük sorunları kendi içinde halletmeye çalışan birisidir. Babalarının rahatsızlığı sonucu bir araya gelen üç kardeş bir yandan babalarıyla ilgenirken bir yandan da aralarında şimdiye kadar yüzleşmedikleri problemleriyle uğraşırlar.

 

3-) Lady Bird

  Frances Ha, Mistress America gibi birçok filmde çok iyi oyunculuk performansları gösteren Greta Gerwig ‘’Lady Bird’’ ve ‘Little Women’’ filmleriyle yönetmenliğe geçiş yapmıştı. Çektiği bu iki filmde de Akademi Ödülleri’nde en iyi film dalında adaylık kazanmıştı. Şimdi anlatacağım filmi ise 2000’lerin başlarında geçen genç bir kızın kendini bulmaya çalışmasının hikayesi ‘’Lady Bird’’…

  Filmin başrolünde kendine Lady Bird ismiyle seslenilmesini isteyen ama asıl adı Christine olan Saoirse Ronan buluyor. Lady Bird Sacramento’da bir Katolik lisesinde okuyan ama ne okuduğu liseyi ne de Sacramento’yu hiç sevmeyen birisi. Kişilik problemleri ve  özellikle annesiyle de birçok problem yaşayan Lady Bird üniversiteyi Sacramento dışında bir yerde okumak istemektedir. Annesi kızının bu isteğine hem maddi sebepler hem de kızının üniversiteyi kazanabileceğine inanmadığı için karşı çıkmaktadır. Her şeye rağmen Lady Bird annesinden gizli bir şekilde birçok üniversiteye başvurur. Bu süreçte yaşadığı yeri hiç sevmeyen Lady Bird’ün arkaşlarına söylediği yalanlarla, yaşadığı yanlış ilişkilerle uğraşmasını seyrediyoruz.

4-) Chef

  Son yıllarda Marvel filmlerinde oynarken görebileceğiniz Jon Favreau aynı zamanda bir yönetmen ve Iron Man serisinin ilk iki filmini de kendisi yönetmişti. Son olarak 2019 yılında çıkan Lion King filmini de Jon Favreau çekmişti. Şimdi bahsedeceğim film ise 2014 yılında hem çekip hem de başrolünde oynadığı Chef filmi. Çok eğlenceli ve yüz güldüren bu filmin kadrosunda da Scarlett Johansson ve Robert Downey Jr. Gibi birçok yıldız daha bulunuyor.

  Film bir restoranda şef olarak çalışan Carl restorana çok önemli bir gurmenin geleceğini öğrenir. Bunun üzerine gurmenin geleceği gün en iyi yaptığını düşündüğü, restoranın günlük menüsünde bulunmayan daha modern yemekler yapmak istemektedir. Carl’ın bu isteğine karşı çıkan restoran sahibi Carl’a zorla en çok satan yemekleri yaptırır. Yemekleri deneyen gurme kendi bloğunda yemekleri yerden yere vurur ve Twitter’dan kendisine cevap veren Carl sosyal medyanın gündemine oturur. Sonrasında restoran sahibiyle yaptığı tartışmalar sonucu işten kovulan Carl boşanmış olduğu eşinden olan çocuğuyla birlikte bir minibüste Meksika sokak yemekleri yapıp satarak şehir şehir gezmeye başlar.

  Gerçek hayatta olduğu gibi sosyal medyanın insanların hayatında iyi veya kötü anlamda ne kadar etkili olabileceğini gördüğümüz, hem de çocuğuyla arasında kuvvetli bir bağ oluşturamamış bir babanın çocuğuyla arasını gitgide geliştirdiği çok keyifli bir filmdi.

5-) Uncut Gems

  Son olarak önereceğim film 2019’un ve Netflix’in bence en iyi filmlerinden, Safdie kardeşlerin yönettiği Uncut Gems. Başrollerinde Adam Sandler ve basketbolcu Kevin Garnett’in bulunduğu film bize tutkulu ve gerilimli dakikalar vaat ediyor.

  Amerika’da ünlü isimlere yeraltı dünyasında kuyumculuk yapan Howard borç içinde yüzmektedir. Televizyonda gördüğü belgeseller sonrasında kaçak bir şekilde Etiyopya’daki bir madenden değerli bir taş getirtmiştir. Kariyerinin formsuz bir döneminden geçen Kevin Garnett kuyumcu dükkanına uğrar. Taşı gördükten sonra kendisine şans getireceğini düşündüğü için taşı almak istemektedir. Taşla ilgili başka işleri olan Howard ısrarlar karşısında teminat karşılığı taşı bir süreliğine Kevin Garnett’e verir. Taşı aldıktan sonra performansı tavan yapan Kevin Garnett taşı geri vermek istemez ve o andan sonra bir yandan Garnett, bir yandan borçlu olduğu insanlar, sorunlu evliliği, evlilik dışı ilişkisi yani kısacası Howard’ın bütün hayatı bir çıkmaza doğru gitmektedir. Howard bu gergin yolculuğunda ilerlerken bizler de kendimizi senaryonun sürükleyiciliğine kaptırıyoruz.

avatar

Yazar Arda Demir

Anadolu Üniversitesi

blank

Son Durak: Bloodride

blank

Dünyada neler oluyor? v.3