in

Sanat Güneşi ve “Son Gece”

“İnsanüstü bir güçle hem akademi son sınıfı pekiyi dereceyle bitirip hem de geceleri film çevirdiğim günlerde evimin merdivenini daha o yaşta zor çıktığımı hatırlıyorum. Hepsi halk içindi. Beni yaratan, beni yaşatan halk içindi.”
-Zeki Müren

Uzun zamandır inzivaya çekilmişti ve gözlerden uzaktı. Şeker hastalığı, kalp rahatsızlığı ve aşırı kilo sorunlarıyla uğraşıyordu. Hastalıkları ve fazla kiloları nedeniyle nefes almakta zorlanıyordu. Kimseyle görüşmüyordu ve sahneden uzaklaşalı tam 6 yıl olmuştu. Durumunu ağırlaştıran diğer bir şey de onu yaratan ve onu yaşatan halkından uzakta olmasıydı.

İnzivaya çekildiği Bodrum’da kendisine bir telefon geldi. Telefondaki sesi dinledikçe ruh hali değişti. TRT, kendisi için İzmir stüdyosunda bir canlı yayın düzenlemek istiyordu. Programda kendisiyle sohbet edilecek ve çok özel bir hediye verilecekti. Doktorların kendisine sahneyi yasaklamasına rağmen teklifi kabul etti ve teşekkür ederek ahizeyi kapattı. 1950 yılında henüz üniversite öğrencisiyken TRT İstanbul Radyosunun açtığı ve 186 adayın katıldığı yarışmada birinci olup solist olarak adımını attığı TRT’nin böyle bir özel teklifini reddedemezdi.

Herkesin heyecanla beklediği 24 Eylül 1996 akşamı geldi çattı. Zeki Müren her zamanki gibi programa çok büyük bir özenle hazırlanmıştı. Özel modacısı Muzaffer Çuha o gece için kendisine tam 5 kıyafet dikmişti. Her kıyafetine isim vermesi meşhur bir özelliğiydi. O geceki kıyafetine verdiği isim ise “Son Gece”’ idi. Kıyafetine verdiği isim son derece manidardı. TRT binasına geldiğinde kendisini inanılmaz bir kalabalık karşıladı. Basın, tam 6 yıl sonra Sanat Güneşi’ni sahnede görmüştü ve bu anı kaçırmamak için birbirleriyle yarışıyordu. Programa Zeki Müren’in daveti üzerine Ajda Pekkan ve Muazzez Ersoy da katılacaktı. Artarda patlayan flaşlar ise onun heyecanını daha da arttırıyordu. Makyaj odasında hazırlandıktan sonra kendisine ayrılan yere geçiyor yanındaki iki dev isim kendisini büyük bir saygı ve hürmetle karşılıyordu.

Kısa bir provadan sonra canlı yayın başlıyor ve adı söylendiğinde kendisine ayrılan koltuktan zorlukla kalkıp sahneye geçiyor. Sahnede kendisini TRT Temsilcisi karşılıyor. Ayakta durmakta güçlük çektiği açık bir şekilde anlaşılıyor ve TRT spikeri Hülya Aydın’ın elini sıkı bir şekilde tutuyor. TRT Genel Müdür Yardımcısı elindeki hediyenin ambalajını açıyor ve “Sizin Ankara Radyosu’nda yıllar önce okuduğunuz şarkılara eşlik eden mikrofon” diyor. Bu özel hediye 45 yıl önce Ankara Radyosu’nda ilk şarkılarını söylediği bir mikrofon. Heyecanı çok artmıştır ve kalbinin ritim bozukluğu ağırlaşmıştır. Yolunda gitmeyen bir şeyler olacak ki mikrofonu tutamadan geri veriyor. Kalp sorunu yüzünden hareket kabiliyeti iyice kısıtlanmış bir şekilde güçbela kendini köşesine bırakıyor. Koltukla sakinleşmeye çalışsa da başaramıyor. Basın mensupları ve televizyondaki milyonlarca hayranı da bir şeylerin ters gittiğini anlıyor. Durumu gittikçe ağırlaşıyor ve yayına ara veriliyor. Dışarı çıkmak istediğini söylüyor. Durumu ne kadar ağır olursa olsun halkta yarattığı izlenimi bozmamak adına düşmemeye özen gösteriyor ve her şeye rağmen gülmeye çalışıyor. Yanındakilerin yardımıyla kendisini basının giremediği ve programa hazırlandığı makyaj odasına atıyor. Ayakta kalp krizi geçirirken kapıdan içeri girer girmez kendini yere bırakıyor. Solist olarak yeniden doğduğu TRT’de hayata gözlerini yumuyor.

600’den fazla plakta imzası bulunan, 11 yıl kesintisiz devam eden Maksim Sahnesini yapan, kendine hayran bıraktıran bir oyunculuk ve birbirinden harika 18 Yeşilçam filmi gerçekleştiren Zeki Müren 24 Eylül 1996’da aramızdan ayrıldı. Cenazesi Bursa’da çok büyük bir kalabalık eşliğinde kaldırıldı. Çok sevdiği Bodrum’daki evi müzeye çevrildi. Vasiyetinde tüm mal varlığını Türk Eğitim Vakfı ve Mehmetçik Vakfına bıraktı. Bizlere ise harika bir Türk Sanat Müziği Arşivi ve duru bir Türkçe bıraktı…

 

Kaynakça

YouTube | Zeki Müren Son Yayın

Dailymotion | Zeki Müren’in Son Görüntüleri

avatar

Yazar Taha Çalışkan

hukuk, siyaset, tarih ve spor

blank

Vali Recep Yazıcıoğlu Dosyası

blank

Denge, Sabır, Konsantrasyon: Fatma Zehra Köse