in

Tarihin Seyrine Etki Etmiş 10 Kadın

blank

Kadınlar vardır… Yaratıcı, dayanıklı ve zeki. Ataerkil toplumun hakim olduğu bir dünyaya rağmen devletlere yön vermiş, tek bir sözüyle imparatorların geleceğine etki etmiş, yaptıkları buluşlarla çığır açmış, ilklere ve farklılıklara imza atarak dünyada değişiklikler yaratmış birçok güçlü kadın vardır. Sizler için bu sayısız kadınlardan 10 tanesini derledik. Bu kadınların ortak özelliği “dirayetli” ve “güçlü” olmalarıdır.

 

1-Kleopatra (M.Ö. 69 – 30)

Antik Mısır’ın son Helenistik kraliçesidir. Normalde unvanı VII. Kleopatra’dır fakat kendisinden öncekiler onun kadar etkili olmadığı için Kleopatra olarak bilinir. 9 dil bilen çok zeki bir kadındır. Hayatı birçok kitap ve filme konu olmuştur. Büyük Roma ordusu ve İmparatora rağmen Mısır’ı Roma’ya katmadan yönetmeyi başarabilmiştir. Kleopatra, güzelliğine ve diğer lükslerine çok düşkün olmasına rağmen halkının da refah ve mutluluğunu da göz ardı etmeyen bir hükümdardı.
Kitap önerisi; Antonius ve Kleopatra (William Shakespeare)

2-Jeanne d’Arc  (1412-1431)

Jeanne d’Arc tarihte öne çıkan kadın savaşçılardan biridir. Yüzyıl Savaşları’nda Fransa adına sembol isimlerden oldu. 15. yüzyılda Fransız halkı, İngilizlerin saldırıları altında umutsuz bir şekilde savaşıyorlardı. Tanrı’nın sesini duyduğunu iddia eden bir köylü kızı onları bu sefalet ve huzursuzluktan kurtardı. On iki yaşında Tanrı’yla konuştuğunu iddia etti. Manevi anlamda Fransa’ya verdiği güç sayesinde ünü Fransa’nın dört bir yanına yayıldı. İlk başlarda kilisenin varlığını reddettiği Jeanne d’Arc, ölümünden 400 yıl sonra kilise tarafından Azize ilan edildi.  19 yaşında Burgundiyanlar tarafından yakalanıp İngilizlere verilince idam edildi. Kısa hayatına sığdırdığı başarılar ve güç sayesinde kadınların da erkekler kadar cesur ve vatansever olabildiğini kanıtlamıştır. Jeanne d’Arc sayesinde Fransa monarşisini tekrardan yapılandırarak diplomatik sahnede yerini güçlü bir şekilde almıştır.
Kitap Önerisi: Orleans Bakiresi Jeanne D’arc (Nida Yılmaz)

3-Hürrem Sultan (1504-1558)

Ukrayna’ya yapılan seferlerden sonra saraya alınmıştır. Osmanlı’nın 10. Padişahı ve 89. İslam Halifesi olan I. Süleyman’ın nikahlı eşidir. Aynı zamanda sonraki padişah olan II. Selim’in annesidir. Entrikası, ihtirası ve zekası ile efsaneleşip ün salmıştır. Osmanlı’nın siyasetinde ve devletin yönetiminde aktif olarak rol oynamıştır. “Kadınlar Saltanatı” denilen devri de başlattığı söylenmektedir. Osmanlı tarihinde geçen Hürrem Sultan devletin en güçlü kadınlarından birisi olarak kabul edilmektedir.
Kitap Önerisi: Hürrem Sultan (Oleksandra Şutko)

4-Marie Curie (1867-1934)

Polonya asıllı kimyager ve fizikçidir. Daha sonra Fransız vatandaşlığına geçmiştir. Element tablosundaki iki atomu keşfeden kadın kimyagerdir. Uranyumla yaptığı deneyler sonrasında radyoaktiviteyi keşfetti. Ayrıca bu alanda yaptığı çalışmalar 1903 yılında Nobel Fizik Ödülü ve 1911 yılında Nobel Kimya Ödülü kazandı. Bu ödüller ile Nobel Ödülü’nü alan ilk kadın ve bu ödülü iki kez alan ilk bilim insanı olmuştur. Yaptığı bilimsel çalışmalarıyla çığır açtı. Bir süre kadın olması yüzünden hiçbir üniversiteye kabul edilmedi. Fakat daha sonra Avrupa’nın en kaliteli üniversitelerinde ders veren ilk bilim kadını oldu ve profesör unvanına layık görüldü. Curie, günümüzdeki ve tarihteki pek çok bilim insanı için ilham kaynağı olmuştur. Ayrıca kadınların bilimde etkin olarak söz sahibi olması ve rol oynamasında yol gösterici olmuştur.
Kitap Önerisi: Marie Curie (Naomi Pasachoff)

5-Coco Chanel (1883-1971)

Yarattığı modern tasarımlar ile moda kavramını ortaya çıkaran tasarımcı. Fransız modasının öncü ismi olan Coco, erkeksi çizgileri kadın kıyafetine hassasiyetle harmanlamıştır. Modada yarattığı akım günümüzde dahi takip edilmekte, getirdiği moda yenilikleri mucize olarak görülmektedir. Ayrıca smi “Time: Yüzyılın En Önemli 100 Kişisi” listesinde de geçen tek moda tasarımcısıdır. Oldukça aykırı ve yaşadığı dönemde birçok şeyin ilkini yapmış olan bir modacıdır. Kendisi tasarımları için “Chanel Modası” tabirinin yerine “Chanel Tarzı” tabirinini kullanılmasını tercih ederdi. Çünkü kendisi “modanın modası geçer, tarzın ise asla.” demiştir.
Kitap Önerisi: Coco Chanel – Efsanesi ve Hayatı (Justine Picardie)

6-Simone de Beauvoir (1908-1986)

Fransız yazar ve düşünürdür. 1949’da yazdığı İkinci Cins kitabında yaptığı bilimsel incelemeler ile kadınların gördüğü baskıların bilimsel bir incelemesini yaparak feminizmin temellerini atmış bir filozoftur. Feminizmin kurucusu ve temellerini atan De Beauvoir, 20. Yüzyılın önde gelen varoluşçu filozof ve akademisyenlerinden biridir. Aynı zamanda yazar Jean Paul Sartre ile kişisel ve entelektüel ilişkisiyle Sartre üzerinde etki etmiştir.
Kitap Önerisi: Sessiz Bir Ölüm (Simone de Beauvoir)

7-Rahibe Terasa (1910-1997)

Doğum adı Agnes Gonca Boyacı’dır. 1950 yılında Vatikan’ın izin vermesiyle Hayırsever Misyonerler’i kurdu. Bu cemaat Rahibe Terasa’nın 12 kişiyle beraber kurduğu bir cemaattir. Bu cemaat zamanla dünyanın farklı yerlerine yayılarak 450 merkezde 4000 rahibenin görev aldığı bir topluluk haline gelmiştir.Bütün aile mirasını ve servetini Kalküta’da açtığı barınakta açları doyurarak tüketmiştir.  Sadece kendi elleriyle 30.000 kişiyi ölmekten kurtardığı söylenmektedir. Sosyal hizmetler alanında gönüllülüğü ve hayırseverliğinden dolayı 1979 yılında Nobel Barış Ödülü almıştır. Tüm hayatını ve servetini güçsüz ve bakıma muhtaç olan insanlara adayan Rahibe Terasa bu durumu  “Dünyayı sadece sevgi kurtarır, sevgi için çalışalım.” sözüyle adeta özetlemiştir.
Kitap Önerisi: Rahibe Teresa (Maria di Lorenzo)

8- Rosa Parks (1913-2015)

Amerikalı insan hakları savunucusu olan Rosa Parks’ın gençlik yıllarında ABD’de siyahilere karşı uygulanan ayrımcılık en üst seviyedeydi. O zamanlarda siyahiler ve beyazlar otobüslerde bile ayrı kapılardan binip ayrı koltuklara oturuyorlardı. 1 Aralık 1955 günü Rosa Parks’ın da içinde olduğu otobüste bir beyaz, beyazlara ayrılan yerde yer bulamadığı için siyahilere ait bölümde oturan Rosa Parks’ın kalkıp ona yer vermesini istedi. Şoförün de tüm uyarılarına rağmen yerinden kalkmayan Rosa tutuklandı ve hapse girdi. Olaydan sonra uzun bir süre siyahiler otobüslere binmeyerek çeşitli protestolarda bulundular. Protestolar bir yıl sonra sonuç verdi ve Federal Mahkeme tarafından otobüslerde yapılan bu uygulama yasaklandı. Bu yaşanan olay ve Rosa Parks siyahi direnişi açısından bir milat olarak kabul edilmektedir.
Kitap Önerisi: Benim Yolum: Nazi Almanyası’ndan Tahrir Meydanı’na Rosa Parks’tan Rahibe Teresa’ya; Baskıya Direnenlerin Hikayesi (Laura Scandiffio)

9-Sabiha Gökçen (1913-2001)

Sabiha Gökçen gencecik bir cumhuriyetin lideri olan Atatürk’ün manevi kızı olarak yetişmiştir. Kendisi 1930’lu yıllarda dünyanın herhangi bir yerinde ve özellikle kadınlar arasında çok fazla yaygın olmayan bir meslek seçti: Pilotluk. Bu sayede kendisi dünyadaki ilk kadın savaş pilotu oldu. Kendisi genç cumhuriyetin genç kadın savaş pilotu olmuştur. Bu unvanı 1937 yılında Dersim hava harekatında keşif ve bombalama uçuşlarına katılarak kazanmıştır. Atatürk o harekat hakkında “İşte yine Türk kızına görev düştü. Bizim Gökçen uçağı ile Dersim Harekâtına katılacak yarın sabah. O artık bir genç kız değil bir genç askerdir. Arkadaşlarından geri kalmayacağından, görevini bihakkin yerine getireceğinden ben nasıl eminsem, sizler de emin olmalısınız!”  demiştir. Kendisi havacılık tarihine yaptığı katkılarından ötürü Amerikan Hava Kurmay Koleji tarafından da “Adını Dünya Tarihine Yazdıran 20 Havacıdan Birisi” olarak seçildi. Yaşamı boyunca Türk ve dünya havacılık tarihine çok büyük katkıları oldu. Ayrıca Türk kadının dünyadaki yerini ve duruşunu yükseltmek için çalıştı. Başarılardan ötürü birçok ordu, dernek ve çeşitli kuruluşlardan 30’un üstünde nişan, liyakat madalyası ve plaket aldı.
Kitap Önerisi: Atatürk’le Bir Ömür (Sabiha Gökçen, Oktay Verel)
 

10-Anne Frank (1929-1945)

Kendisi Yahudi asıllı Alman-Hollandalı bir günlük yazarıdır. 13 yaşında işgal altındaki Hollanda’daki hayatını günlük olarak yazmıştır. 1942 yılında Yahudilere karşı şiddet ve zulüm arttığı için ailesiyle beraber gizli bir odaya saklanıp günlük tutmuştur. 1944 yılında Gestapo’nun tutuklamasına kadar yazdığı günlükler sayesinde Nazi Almanyası’nın zulmünü tüm dünyaya kanıtlamıştır. Yazdığı günlükler ile Nazi’nin Yahudilere yaptığı soykırımın sembol isimlerinden biri olmuştur.
Kitap Önerisi: Anne Frank’ın Hatıra Defteri (Anne Frank)
avatar

Yazar Taha Çalışkan

hukuk, siyaset, tarih ve spor

blank

Euphoria

blank

Doğu Avrupa’nın Yeni Dönemi: Sovyet Sonrası